24 Ekim 2012 Çarşamba

Premier Lig'de 8. Haftanın En Değerli 11'i

         



          Geçtiğimiz hafta yayınladığım yazımda, 7. haftanın en değerli 11'ini seçerken tamamen kendi gözlemlerime dayanan bir kadro sunmuştum sizlere. Bu hafta ise mevkiilerinin en iyilerini seçerken, istatiksel verilerle de desteklenmiş, harmanlanmış bir 11 yazmak istedim.
Bu bağlamda, 8. haftanın en değerli 11'ini gösteren yandaki resmi ve oyuncuları tek tek analiz etmek istiyorum.










          8. haftada 30 gol atılırken, bunlardan 3 tanesi kendi kalesine atılan gol olarak istatistiklere geçti. Haftanın rakamı 3 olsa gerek, 3 maç 1-0 biterken, hafta genelinde 30 gol, 3 kendi kalesine gol ve 3 kaleci maçı gol yemeden bitirdi. Bu 3 kaleciden biri olan Norwich City'den John Ruddy, Arsenal hücum silahlarının çeşitli gol denemelerinde, kalesinde hep güvenilir bir görüntü çizdi.

          Sol bekte Fulham'dan John Arne Riise hem kademe olarak mükemmele yakın bir oyun sergilerken hem de hücuma verdiği katkıyı bir asistle süslemesini bildi.
Sağ bekte, aslında bir sağ bek olan ancak son zamanlarda ısrarla sol bekte denenen Liverpool'dan Glen Johnson'a değinmek istiyorum. Johnson maç boyunca tam 3 net gol pozisyonu üretirken, Reading kalesine 6 şut yolladı ve 3 başarılı dripling gerçekleştirdi. Gol yemeden bitirdikleri maçtaki kademe anlayışı ile en iyi sağ bek olarak 11'de ki yerini aldı.
Stoper mevkiisinde Chelsea'de John Terry'nin yokluğunu kesinlikle hissettirmeyen hatta bir de güzel bir vole ile Tottenham Hotspur ağlarını havalandıran Gary Cahill ilk sırayı alıyor.
Cahill'in partneri ise yine Liverpool savunmasından bir isim olan Martin Skertel oluyor. Skertel belki kalburüstü bir savunma oyuncusu olmayabilir ancak gerek sahadaki mücadele gücü, gerek son 2 sezondur savunmanın belkemiği rolünü üstlenmesi gerekse istatistiksel veriler bazında lider konumda.

          Sağ açıkta tıpkı geçtiğimiz hafta olduğu gibi, Chelsea'den Juan Mata'yı seçiyorum. Mata bu kez benim ısrarla vurguladığım gizli kahraman rolünden de öte, 2 gol - 1 asistle, istatiksel anlamda da kendini ispatlamış oldu.
Manchester United'ta birçok maç Wayne Rooney'nin soyunduğu role yani forvet olmasına rağmen sol açığa yakın oynama rolüne bu kez Danny Wellbeck soyundu. Kendisi haftayı 1 gol - 1 asistle kapatırken, %95 isabetli pas yüzdesi ve maç boyu kaleyi sık sık yoklamasıyla da dikkatleri çekti.
Orta sahanın ortasında West Ham United'tan Mark Noble her geçen hafta artan performansına bir yenisini eklemesini bildi. Defansif anlamda Southampton ataklarında dalga kıran rolünü üstlendi, ofansif anlamda ise biri serbest atış, bir diğeri ise penaltıdan olmak üzere 2 gol atmasının yanı sıra maçın en çok pas atan oyuncusu istatistikiyle de dikkat çekti.
Swansea City'de bu sezon Tottenham Hotspur'a transfer olan Gyfli Sigurdsson'un duran toplarda ne kadar etkili olduğunu hatırlıyoruz. Onun gidişi sonrası duran topları bir başka duran top ustası olan Jonathan de Guzman kullanmaya başladı. Guzman, biri kornerden, biri set oyununda olmak üzere 2 asist yaparken, maç içerisinde atakları yönlendirmesiyle ön plana çıkan orta saha oyuncularından biri oldu.
Ama şunu da vurgulamak isterimki, kaybeden Arsenal takımının orta sahasından Mikel Arteta da 106 pas ve varını yoğunu ortaya koymasıyla, orta sahanın ortasında haftanın en iyi oyuncusu tercihinde Guzman'ı zorlayan oyuncudur.

          4-4-2'nin çift forvetini bu hafta Manchester şehrinin temsilcileri oluşturuyor. İlk forvet, 2 gol rakip filelere, 1 gol de kendi kalesine gönderirken, 1 de asiste imza atan ve takımını önce geri geriye düşüren ancak sonradan galibiyeti getirmesini bilen Manchester United forveti Wayne Rooney oluşturuyor.
İkinci forvet olan Boşnak yıldız Edin Dzeko, birçok maç yedek kulübesinden oyuna dahil olmasına rağmen, çoğu yıldızın aksine o maçlarda oyuna küsmeyip, kalan dakikalarda takımına katkıda bulunmak adına varını yoğunu ortaya koyuyor. Deplasmanlarda sonradan oyuna girdiği maçlarda tam 7 kez rakip fileleri havalandırma başarısı gösteren Dzeko, bence dünyanın gelmiş geçmiş en iyi yedeği olan ' bebek yüzlü katil ' lakaplı Ole Gunnar Solkjaer'in tahtını sallayabilir.
Sonradan girdiği West Bromwich Albion maçında, bitime 11 dakika kala 2 gol birden atarak galibiyeti getiren adam olan Dzeko hakkında, en kısa zamanda kapsamlı bir yazı hazırlayacağımı da sizlere iletmek isterim.