Taktiksel dağılış, bir İngiltere klasiği olan 4-4-2'ye uygun olarak gerçekleştirilmiştir.


Sol bek mevkiisinde Leighton Baines ile Aleksandar Kolarov ön plana çıkan 2 isim ancak Kolarov'un performansı sanki biraz daha etkileyiciydi. Frikikten attığı mükemmel golün yanısıra Mario Balotelli'ye attığı gol pası, maç içerisindeki kademe anlayışı ve ofansa yaptığı muazzam katkı ile Kolarov, 7. haftanın en iyi sol beki oldu.

Stoper mevkiisinde ise aslında sıkça eleştirdiğim bir isim olan, Manchester United'tan Jonny Evans'ı ilk sırada yazmak istiyorum. Attığı golden öte, oldukça tehlikeli olan Newcastle United hücum hattına nefes aldırmayan bir görüntü çizdi.
Evans'ın yanına ise genç bir isim olan Tottenham Hotspur'dan Steven Caulker'ı koymak istiyorum. Bu yaz düzenlenen Olimpiyat oyunlarında da derli toplu bir görüntü çizen bu çocuğun geleceğini oldukça parlak gördüğümü söyleyebilirim. Kronik diz sakatlığından ötürü her sezonun çoğunu kenarda geçiren, Tottenham Hotspur eski kaptanı ve stoperi Ledley King'in yerine monte edilmesi muhtemel bir isim. Hatırlanacağı üzere, Caulker gibi Tottenham Hotspur Futbol Akedemisi ürünü olan King, sakatlık sorunlarını aşamadığından 32 yaşında futbolu bırakma kararı almıştı.
Bu mevkiide Southampton'ın bu hafta sonu 2 gol birden atan hatta hat-trick'in direğinden dönen stoper Jose Fonte'nin de başarılı performansını dipnot olarak düşmek isterim.

Orta sahayı oluşturan 4 isimden 3'ünü İspanyol oyuncular kapmış durumda. Sol açıkta bitmek bilmez çalışkanlığı ve her hücumda yaratıcı birşeyler çıkarma çabasında olan David Silva, belkide aylar sonra ilk kez, o eski günlerdeki gibi seyrine doyum olmayan performanslarından birini sergiledi.
Sağ açık mevkiisine ise Juan Mata'yı koymak istiyorum. Evet Chelsea'de Eden Hazard başta olmak üzere gol atan isimler ön plana çıkmış gibi gözükse de, maçı dikkatli izleyenler, Mata'nın yine ne kadar ince bir futbol zekasına sahip olduğunu tespit etmiştir.
3 İspanyol'dan sonuncusunu ise orta sahanın ortasında, Cesc Fabregas'ı aratmayan bir performans sergileyen Arsenallı Santi Cazorla'yı göstermek istiyorum. Cazorla neredeyse tüm Arsenal hücumlarına yön vermekle kalmayıp, ceza sahası dışından sol ayağıyla, kaleci için ölü nokta sayılacak bir noktaya gönderdiği füzeyle, Arsenal'ı rahatlatan golü attı.
Orta sahanın 4. ve son ismi olaraktan, yenilediği kontra sonrası hücumda gayet başarılı bir performans sergileyen ve bu performansını bir de golle süsleyen, West Bromwich Albion'dan
James Morrison'ı seçiyorum.
Forvet hattında ilk isim olarak, sakatlık sonrası döndüğü yeşil sahalarda bu kez hücum hattının biraz arkasında, serbest oyuncu rolünü üstlenen ve herzamanki gibi en üst seviyede mücadele eden oyunuyla, Manchester United'tan Wayne Rooney var.
Bir diğer forvet olaraksa, Wigan Athletic'in hücumdaki seriliği ve her geçen hafta yükselen grafiğiyle dikkatimi çeken golcüsü Arouna Kone'yi yazmak istiyorum. Fil Dişi Sahilleri Ulusal Takımı'nın da forvetindeki vazgeçilmez isim olan Kone, bu hafta Everton'a karşı 1 gol atarken, çok da güzel 1 gol pasına imza attı.

