
Robin van Persie ( Arsenal )
Hani mayasında, hamurunda kalite var derler ya, annesi ressam, babası ise heykeltıraş olan Robin van Persie için bu tabiri kullanmak ideal olur kanısındayım. Aileden gelen ince görme yeteneğini yeşil sahalara taşıyan, 28 yaşındaki Hollandalı milli oyuncu bu sezon Arsenal forması altında Premier Lig'de 27 gol ve 13 gol pasıyla oynamakta. Sanırım onun önderliğindeki Arsenal için söylenecek en uygun söz şudur;
" Arsenal'da Batman'e ihtiyaç duyulmuyor çünkü onların Robin'i var! "
Wayne Rooney ( Manchester United )
Ada futbolunda artık bir golcü ekolü haline gelmiş olan 26 yaşındaki oyuncuyu sizlere silbaştan anlatmama gerek yok kanısındayım. Şu an ligde 24 golü bulunan golcü oyuncu, bu sezon tam 8 maç üst üste gol atamamış ve ada basınındaki onu sevmeyen kitle tarafından yerden yere vurulmuş hatta takımdan ayrılacağı bile yazılıp, çizilmişti. Ancak o herzamanki gibi hırsını ve yeteneklerini sahaya yansıtıp, golleriyle United'ı zirve yarışında taşımasını bildi.
Sergio Agüero ( Manchester City )

Sezon başında tam 47 milyon Euro'ya transfer edilen Arjantinli golcü, bizlere birbirinden güzel son vuruşlarla dolu goller izletti. Aslında bazı pozisyonlarda bu seyir zevkini tavan yaptırmak adına, pozisyonları çok zorluyor, çok ince görmeye çalışıyor ve olmayacak golleri kaçırıyor. Bu eleştirimi de söylemeden geçemeyeceğim. Tabii bu eleştirim onun Manchester City forması altında 21'i Premier Lig'de olmak üzere bu sezon toplam 28 gol attığı gerçeğine gölge düşüremez. Ayrıca ligde 9 gol pası vermiş durumda. Oyuncu bu sezon bu ödüle adaylığının yanı sıra, En İyi Genç Oyuncu Ödülü adayları arasında da yer aldığından, o gece ödül alması en muhtemel oyuncular arasında yer alıyor.
Maradona'nın manevi oğluna dair son birşey eklemek istiyorum. Bu sezon City'nin kendi sahasında yalnızca bir kez ilk yarıyı yenik kapattı ve yine o maç kendi sahasında puan kaybettiği tek maç olarak kayıtlara geçti. Bahsettiğim maç, 3-3'lük Sunderland maçı ve bu maç öncesi Agüero, oğlunun oyuncak motorsikletiyle oynarken kendini sakatlamıştı. O maçta sahadaki yerini alamamıştı ve belki de City o maçtaki puan kaybı yüzünden şampiyonluğu kaybedecek.

Joe Hart ( Manchester City )
Bu ödülü şu ana kadar kazanan bir kaleci olmamasına rağmen gerek Newcastle United'ta Tim Krul gerek Swansea City'de Michael Vorm gerekse Manchester City'den Joe Hart'ın bu sezonki kaleci performanslarını ödüllendirmek kaçınılmaz olsa gerek. Joe Hart ciddi anlamda büyüleyici bir sezonu geride bırakmak üzere. Ben 20-30 dakika kameranın kendisini çekmediği ancak kalesinde aniden yaşanan bir tehlikeli pozisyonda maça aynı konsantrasyonla bağlı olduğunu gördüğüm, müthiş bir kurtarışa imza attığı birçok maçını hatırlıyorum. Her an oyunun içerisinde olan ve her maç kendini geliştirerek, akıl almaz kurtarışlara imza atan bu hırslı file bekçişi ödülün en kuvvetli adayları arasında yer almakta.

Scott Parker ( Tottenham Hotspur )
Scott Parker'ın geçtiğimiz sezon oynadığı West Ham United ekibi Premier Lig'e veda etmiş ancak orta sahadaki savaşçı oyunu sayesinde kendisi Futbol Yazarları Derneği tarafından Yılın Oyuncusu ödülüne layık görülmüştü. Parker bu sezon Tottenham'a transferin bitimine yalnızca birkaç saat kala geldi. O andan itibaren Tottenham orta sahasını toparlayan, sahada basmadık yer bırakmayan, takımın fiziksel yahut mental olarak düştüğü dakikalarda takımını ateşleyen, kısıtlı kabiliyetleri ile hücuma bile çıkmaya çalışan bir savaşçı olarak tüm futbolseverlerin beğenisini kazandı.
David Silva ( Manchester City )
Manchester City tam 500 Milyon Euro değerinde bir takım kurup, onlarca sene sonra ilk kez şampiyonluğa oynamaya başlayınca doğal olarak ödül gecesindeki adayların birçoğu da yine City takımının oyuncuları arasından seçildi.
Premier Lig'in rekor bonservis bedellerinden biri olan David Silva sezona müthiş başlayıp, ara transfer dönemine dek oldukça verimli maçlar çıkardı. City'nin tüm hücumlarına o yön veriyordu ve özellikle öldürücü ara paslarıyla rakip savunmaları alt üst ediyordu. Premier Lig'de 6 gol ve 15 gol pasıyla oynayan Silva'nın özellikle son 2-3 aylık süreçte eskisi kadar etkili olduğunu söylebilmem çok zor. Kendisi hem fiziksel olarak düşüş yaşarken hem de sanki aklı saha dışında başka konulara takılı kalmış izlenimi yaratıyor. Son dönemlerdeki performans düşüklüğünden ötürü kendisinin bu ödülü almasına pek ihtimal vermiyorum.
