27 Ocak 2012 Cuma
Spiker O'nun Adını Söyleyene Kadar Gol Gelmiş Oluyor - GARETH BALE
Geçtiğimiz sezon hem Premier Lig’de hem de avrupa da Yılın Takımı’na seçilen 1.86 boyunda, 1989 doğumlu Gareth Bale için birşeyler karalama vakti geldi. Bale, 16 yaşında formasını giydiği Southampton’da, kulüp tarihinin en genç yaşta forma giyen ikinci oyuncudur. Ondan önceki isim ise sağ kanatın ele avuca sığmaz çocuğu, Arsenallı Theo Walcott’tur. Souhtampton’da sol bek oynayan Bale’ın etkili kanat bindirmeleri ve müthiş frikiklerine o dönemden aşina olmaya başlamıştık. Southampton’da fazlasıyla ön plana çıkan bu genç solak, 5 milyonu anında ödeme, 5 milyonu ise ilerleyen dönemde ödemeli olmak üzere 10 milyon İngiliz Sterlini karşılığı Tottenham Hotspur kulübünün yolunu tutuyordu. Ancak Southampton içerisinde bulunduğu ekonomik krizi atlatabilmek adına vaktinden önce 2 milyon İngiliz Sterlinlik ödeme almış ve transfer 7 milyon İngiliz Sterlini karşılığı tamamlanmıştı.
Gareth Bale adına Tottenham’da ki ilk 3 sezonu ciddi bir hayal kırıklığıyla geçti. O dönem kendisini en çok eleştiren isimlerin başında ben geliyorumdur muhtemelen. Sol bekte büyük kademe hataları yapıyordu. Uzun boyuna, ideal fiziğine rağmen hava toplarında kimi tutsa kaçırıyordu ve birçok pozisyonda takımının gol yemesine sebep oluyordu. Sağ bekte Vedran Corluka, defansın göbeğinde Michael Dawson ile Younes Kaboul’un olduğu defans bloğunda, bir de sol bekte Bale olunca evlere şenlik bir manzara çıkıyordu ortaya. Tottenham’ın üst üste 24 Premier Lig maçında galibiyet göremeyen sürecinde olumsuz anlamda başrol oyunculardan birisiydi.
Ancak ne olduysa 2010-2011 sezonundan itibaren oldu. Tecrübeli hoca Harry Redknapp’ın takımın başına gelmesiyle, Gareth Bale sol bekten sol açığa kaydırılırken, kendisine çok daha fazla misyon yüklendi. O da bu yeni görevinde başlangıcı o kadar iyi yaptı ki, bunun da verdiği moralle her maç kendine yeni bir şeyler katarak, kendini geliştirmeye başladı. Arkasında, bek pozisyonunda oynayan Assou-Ekotto ile müthiş uyumlu bir ikili oldular. Bale maç içerisinde defansına sıkça yardıma gelirken, eskinin aksine hava toplarında ve özellikle bire birlerde geçilmesi zor bir oyuncu oldu. Ama o bununla kalmayıp, sol kanatta da müthiş bindirmelerinin bir numaralı ismi oldu. Hocasıyla yaptığı konuşmalardan sonra birçok maç sağ açığa kaçarken ya da serbest dolaşırken, orta sahanın göbeğinde top kovalarken görür olduk onu. Orta saha yuvarlığının civarında aldığı toplarla, Kaka’nın eski yıllarını anımsatan dikine deparlar atmaya başladı. Topla beraber attığı bu müthiş süratli deparların birçoğunda ya olağanüstü şutlar çıkarıyordu ya da pozisyon öyle bir hal alıyorduki, Bale’in çevresinde onunla boğuşan 3-4 rakip oyuncu varken, ceza sahası içerisindeki arkadaşları demarke vaziyette kalıyorlardı. Akabinde gelen Bale ortalarını golle sonuçlandırmakta zorlanmıyorlardı.
Galler Milli Takımı’nın son 3 maçında da gol atma başarısı kaydeden bu genç solağın, ekstra olumsuz bir gelişme yaşanmazsa, dünya futboluna ikinci Ryan Giggs izlettirme imkanı sunacağını düşünüyorum. Bu doğrultuda, sol kanat oyuncusu yetiştirme konusunda Galler Milli Takımı’na ne kadar teşekkür etsek azdır. =)
