2007-2008 sezonunda da Chelsea lige 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyetle başlamıştı. Aston Villa karşısında alınan 2-0'lık mağlubiyet sonrası kulübün sahibi Roman Abramovic ile Jose Mourinho arasında fitili ateşlenen gerilim, 18 Eylül Salı günü Londra'da oynanan Şampiyonlar Ligi maçında Rosenborg ile 1-1 berabere kalınınca alevleniyor, Mourinho'nun Maviler ile yolu ayrılıyordu. Yazıya bu ayrıntıyla başlamış olmamın sebebi, Mourinho'lu Chelsea'nin bu sezona da aynı istatistikle başlamış olması.
Hafta içi Juan Mata ve Andre Schurrle'nin yıldızlaştığı, Ramires'in 2 gol birden attığı Şampiyonlar Ligi'nde ki 4-0'lık Steaua Bucharest deplasman galibiyeti gelmese, belki bu sezon başı da aynı senaryoyu izleyecektik.
Jose Mourinho'yu tıpkı ada basının tabir ettiği üzere " Özel Biri " olarak gördüğümden, kendisini ve bu sezon, şu ana dek izlediğim Chelsea'yi eleştirmek için çok erken olduğu kanısındayım. Bu doğrultuda sizlere birçok kişinin yakinen takip etme imkanı olmadığı Norwich City'den bahsetmek istiyorum.
Norwich City'nin geçen sezondan bu yana gördüğüm en zayıf yönü, takımın hücum anlamında olağanüstü yetersiz olması. Takımın yaratıcılığını arttırmak adına sezon başında önemli transferler yapıldı. Orta sahaya Leroy Fer alındı, Galatasaray'dan tanıdığımız Johan Elmander kiralandı ve en uç noktaya ise 8.5 milyon İngiliz Sterlini karşılığı golcü Ricky van Wolfswinkel transferi gerçekleştirildi.
Kulüp için önemli bir yer teşkil eden golcü Grant Holt'un giderek düşen performansı sonrası, Wigan Athletic'e gitmesinin ardından Wolfswinkel transferi Kanaryalar lakaplı Norwich City için umut vaad ediyordu. O bölgeye geçen sezon, devre arası transfer süresinin bitmesine saatler kala alınan Luciano Becchio da yeterli katkıyı sağlayamamıştı. Bir diğer yaz dönemi transferi olan 19 yaşındaki kanat oyuncusu Nathan Redmon geleceğin yıldız adayları arasında gösterilirken, forvet hattına Celtic'te attığı gollerle dikkat çeken Gary Hooper son takviye olarak kadroya eklenmişti.
Ancak sorun şu ki, bu isimlerin hiçbiri ve ek olarak takımın en teknik isimlerinden Robert Snodgrass forvette ki Wolfswinkel'i yeterince besleyemedi. Durum böyle olunca da, Kanaryalar tıpkı geçtiğimiz sezon olduğu gibi hücumda yaratıcılık ve üretkenlikten bir hayli uzak, hatta kaleye tehlikeli bir şut dahi atamayacak kadar vasat maçlar oynadılar. Bir takımın hücum kapasitesi sınırlı olabilir, bunu anlayışla karşılarım ancak bu açığı kapatmak adına en azından duran top organizasyonları denenebilir. İşin kötü yanı Kanaryalar adına böyle bir durum iyileştirmesi de söz konusu değil.
Mourinho'ya olan saygımdan ötürü kendisini eleştirmeden geçerken, Chris Hughton'lı Norwich City'nin en belirgin zaafı olan, hücum anlamında ki noksanlıklarını dile getirmeye çalıştım. Hazır Hughton'dan bahsetmişken, oyunculuk döneminde 14 sene boyunca Tottenham Hotspur savunmasında görev alan İngiliz menajer, bu aralar ırkçı söylemlerin hedefi halinde. Norwich City ile tarihsel süreçte farklı bir rekabeti olan Ipswich Town kulübünün taraftarları yakın zamanda Hughton için sosyal medyada birtakım ırkçı söylemlerde bulundu.
Biraz da sakat ve cezalı oyunculardan bahsedeyim. Ev sahibi Kanaryalar da orta saha oyuncusu Elliot Bennett sakatlığından ötürü kesin olarak yok ancak sol bek Javier Garrido ve hem savunmanın göbeğinde hem de sağında görev alabilen Sebastien Bassong ile genç kanat oyuncusu Nathan Redmond'ın sakatlıklarını atlatıp, maç saatine yetişmeleri bekleniyor.
Konuk Maviler'de ise geçen hafta oynanan Tottenham Hotspur derbisinde, 2. yarının başında sergilediği istekli oyunla, tam da eski günlerine geri dönüyor dediğimiz ancak ilerleyen dakikalarda kırmızı kartla oyun dışı kalan Fernando Torres kadroda yer almayacak. Önemli hücum silahı olan Eden Hazard'ın ise ufak bir sakatlığı var ancak maç saatinde hazır olması bekleniyor.
Maçın başlamasına 3 saat kala, sizlere son olarak, her 2 takıma dair bazı enteresan istatistikleri veriyor ve Premier selamlarımı iletiyorum.
BİRE BİR İSTATİSTİKLER :
* Chelsea'nin Norwich City karşısında son 6 lig maçında 5 galibiyet, 1 mağlubiyeti bulunmakta. Tüm resmi müsabakaları baz alırsak, Norwich City 1994'ten bu yana oynanan 9 maçta da rakibini yenemedi.
* Norwich City kendi sahasında oynadığı son 20 maçın 10'unda ilk golü atan ekip olurken, ilk golü attığı bu 10 maçın 8'inde galibiyet aldı, 2'sinde berabere kaldı ve hiç mağlubiyet yüzü görmedi.
Chelsea ise deplasman oynadığı son 20 maçın 11'inde ilk golü atan ekip oldu. İlk golü attıkları bu 11 maçın 7'sinde sahadan galibiyetle ayrılırlarken, 3 maçta berabere kalıp, yalnızca 1 mağlubiyet aldılar.
Şu son 2 istatistik bizlere bu maçta ilk golü atan tarafın yenilmeyeceği kanaati oluşturabilir.
NORWICH CITY :
* Chris Hughton'ın gelişinden bu yana Norwich City kendi evinde oynadığı 22 maçta 23 gol yerken, 9 maçta kalesini gole kapadı.
* Norwich City son 5 lig maçında yalnızca 2 gol atabildi.
* Norwich City'nin forveti Ricky van Wolfswinkel 19 faulle, ligin en fazla faul yapan oyuncusu.
* Norwich City 2013 senesinde kendi evinde oynadığı 12 maçta yalnızca 2 kez yenildi. Bu 2 mağlubiyeti de Aston Villa maçlarında tattı.
* Norwich City bu sezon 4 golle, ligin en az gol atan takımı konumunda.
CHELSEA :
* Chelsea bu sezon deplasmanda oynadığı 3 maçtan da 3 puan çıkaramadı. ( 2 B, 1 M )
* Jose Mourinho'nun son 8 Premier Lig deplasmanında yalnızca 1 galibiyeti bulunurken, 5 beraberliği ve 2 de mağlubiyeti var.
* Chelsea'nin hücum silahı Eden Hazard 21 faulle, ligin en çok faule maruz kalan oyuncusu.
* Chelsea, Premier Lig'de 2. yarı gol yemeyen tek ekip konumunda.
* Chelsea'nin 4 forveti Samuel Eto'o, Demba Ba, Fernando Torres ve Andre Schürrle bu sezon Premier Lig'de gol atma başarısı gösteremedi.
