Premier Lig'in kuruluşundan bu yana, 20 seneyi aşkın süredir Liverpool olabildiğince kötü sezonlar geçirmiş olsa dahi, rakibi Tottenham Hotspur'a karşı İngiltere Futbol Ligleri'nde uzunca yıllar ezici bir üstünlük kurmuştur. Öyle ki, o meşhur Titanic gemisinin battığı 1912 senesinden, dünya bilişim sektöründe devrim yaratan Microsoft Windows yazılımının piyasaya sürüldüğü 1985 senesine dek Tottenham Hotspur'ın rakibi Liverpool'un sahasında galibiyeti olmamıştı. Tam tamına 73 sene sonra, Anfield Road'ta oynanan maçta, şimdilerde BBC'de futbol yorumculuğu yapan Garth Crooks'un golü ile Tottenham Hotspur şeytanın bacağını kıracaktı ve sonrasında gelen yıllarda ki galibiyetleri sayesinde, Tottenham Hotspur rakibine karşı son senelerde çıktığı birçok maçta favori konumuna gelecekti.
2 takımı ayrı ayrı incelemeye yarın oynanacak maçın ev sahibi olan Liverpool cephesinden başlamak isterim. Sezon başında Brendan Rodgers'a emanet edilen Liverpool adına sezon başı olmasa dahi, 2013'ün daha önceki senelere göre çok daha umut verici başladığını söyleyebilirim. Özellikle ara transferde takıma katılan Daniel Sturridge'ın gelir gelmez verdiği ekstra katkılar başta olmak üzere, orta sahanın birçoğuna göre vasat sayılan hatta şimdilerde takımda dahi olmayan Nuri Şahin'in yedeği olacağı söylenen ancak bana göre bu takımın olmazsa olmazlarından olan Lucas Leiva'nın sakatlığı atlatıp takıma dönmesi, son maçların Kırmızılar adına iyi geçmesine vesile oldu. Ara transferlerden Philippe Coutinho'nun da yavaş yavaş ada futboluna ısınmaya ve sihirbazı andıran hareketlere imza atmaya başlaması, takım adına 2013 senesinde yaşanan olumlu gelişmelerden.
Tabii 2013 senesinde, alt lig ekiplerinden Oldham karşısında İngiltere Federasyon Kupası'ndan, Zenit karşısında ise Uefa Avrupa Ligi'nden elendiklerine dair acı gerçekleri de sizlere hatırlatmakta fayda var.
Liverpool bu sezon hem ilk kez 3 maç üst üste kazanmayı hedeflerken hem de bu galibiyetle ligde 4. sırayı iyice zorlamayı dolayısıyla Şampiyonlar Ligi vizesini kapmayı ve Luis Suarez'i gelecek sezon da takımda tutmayı hedefliyor.
Uruguaylı Luis Suarez karakter olarak her daim eleştirdiğim bir oyuncu olmasına rağmen futbol yeteneklerini asla inkar edemeyeceğim, her geçen sezon kendine birşeyler katan ve son haftalarda duran toplardan gollere dahi el atan olağanüstü bir golcü.
Suarez bu sezon 37 resmi maçta tam 28 gol atarken, Premier Lig'de de 21 golle gol krallığı yarışında zirvede bulunuyor. Liverpool taraftarlarınca " God " yani Tanrı lakabı takılan, unutulmaz golcü Robbie Fowler bir sezonda tam 28 Premier Lig golüne imza atmıştı ve Suarez için bu rekoru kırmak şu andaki en büyük hedefi olsa gerek.
Tabii Suarez'in bu ekstra performansı haricinde, en başta belirttiğim unsurlar da Liverpool adına umut verici gelişmeler arasında yer alıyor. Lucas Leiva'nın sakatlık sonrası performansından bahsederken, onun geri dörtlüyle olan uyumu ve rakip hücumlara karşı kesiciliği sayesinde Joe Allen ve kaptan Steven Gerrard'ın çok daha pozitif top dağıtımları yaptığını hatta bence oldukça yetersiz olan Stewart Downing'in bile artık takıma katkı sağlamaya başladığını söyleyebilirim. Ara transferde takıma katılan başta Daniel Sturridge olmak üzere, o ve Coutinho'nun da son dönemlerdeki katkılarını bir kez daha yinelemek isterim.
Sturridge takıma geldiği ilk maçtan itibaren tam özgüvenle oynamaya başladı ve hani bazen pas vermesi gereken zor pozisyonlarda dahi kendisi gol şansını zorluyor ancak bu hareketleri maç içerisinde takıma zarar vermiyor aksine diğer oyuncuların da kendi özgüvenlerini tazeliyor kanısındayım. Geldiği günden bu yana adeta yokları oynayan Jordan Henderson bile gerek defansa gerek hücuma katkı sağlamaya başladı. Bu aralar biraz daha sol kanata yakın oynayan Henderson bu takıma kazandırılırsa, burada en başrolde kesinlikle Brandon Rodgers olacaktır.
Konuk Tottenham Hotspur cephesinde ise tecrübeli hoca Harry Redknapp'ın gönderilmesi sonrası göreve getirilen ve Redknapp'tan tam 30 yaş ufak olan Andre Villas-Boas için sezon oldukça kötü başlamıştı. Takımın performansı kulüp içerisinde tam tartışmalara yol açmaya başlamıştı ki, Arsenal ve Chelsea'nin inişli çıkışlı performansları sayesinde önce zirveden kopmamayı, son birkaç haftadır da iyi oynamayı becerdiler.
Tottenham Hotspur için Premier Lig'de bu sezon da ilk 4 şansına dair herşey kendi ellerinde. Geçtiğimiz sezonu 4. sırada bitiren ancak ezeli rakibi, bir diğer Londra temsilcisi olan Chelsea'nin Şampiyonlar Ligi Kupası'na uzanmasının ardından dramatik bir şekilde yoluna Uefa Avrupa Ligi'nde devam etmek zorunda kalan Spurs'un bu sezon kendi kaderini olumlu anlamda kendisinin tayin edeceğini düşünüyorum. Premier Lig'i mevcut 3.lük konumları yerine 4.lükte bitirseler dahi, geçtiğimiz sezon sonunda yaşanan o dramatik sahnenin tekrarlanması için, Arsenal'ın Premier Lig'i ilk 4 dışında bitirmesi ve en önemlisi o Arsenal'ın kendi sahasında 3-1 yenildiği Bayern Munih'i deplasmanda elemesi ve bununla da kalmayıp, Şampiyonlar Ligi Kupası'na uzanması gerekiyor. Tüm bunlar futbolun içerisinde olması muhtemel ancak realist bakacak olursak, imkansıza yakın gelişmelerdir.
Spurs cephesine realist bakış açısından bakmaya devam edecek olursak, ortada Uefa Avrupa Ligi'nde çeyrek finale kalma mücadelesinde, Inter Milan karşısında bu hafta içi kazanılan 3-0'lık bir somut sonuç var. Yani Spurs adına Avrupa arenasında da işler gayet yolunda gidiyor.
Tabii bu başarılı sürecin mimarı olarak, Liverpool'da ki Luis Suarez misali, her ne kadar onun gibi golcü pozisyonunda oynamıyor olsa dahi, orta sahanın solundan gelerek takımın tüm gol yükünü çeken Galli yıldız Gareth Bale'den bahsetmek gerekir.
Ancak Bale'in son 2.5 sezondur katettiği aşamaları bu satırlarda artık anlatmak imkansız dersem abartmış olmam sanırım. Sol bekte başlayan ve sol kanat hatta yavaş yavaş forvet arkası, bazen sağ açık konumuna gelen bir oyuncunun yaşadığı bu büyük patlamanın sonunun nereye varacağını cidden merak ediyorum.
2 takımın saha içi teknik analizlerini sabaha dek yaz deseler, sıkılmadan yazacağımdan ötürü Tottenham Hotspur'ı daha fazla yazmak yerine, sizleri daha fazla sıkmadan, biraz da her 2 takımda ki eksik oyunculara değinmek istiyorum.
Ev sahibi Liverpool cephesinde stoper Martin Skertel'ın sakatlığı geçmiş durumda ancak emektar Jamier Carragher'ın beklenmedik çıkışı ve Daniel Agger ile sağladığı uyum sonrası Skertel maça yedek kulübesinde başlarsa hiç şaşırmam açıkçası.
Hücum hattında Daniel Sturridge'nin sakatlığı vardı ancak muhtemelen maç saatine yetişmiş olacaktır. Sturridge maç saatine yetiştirilirse, 11'de başlar ve Luis Suarez ise onun bir kademe arkasında, biraz da serbest rolde oynar ve bu durumda orta sahadan Joe Allen yedeğe çekilir görüşündeyim.
Forvet hattından Fabio Borini ve sağ bek Martin Kelly sakat ancak yoklukları kesinlikle aranmayacak isimler arasında yer alıyor.
Konuk Tottenham Hotspur cephesinde ise stoper Younes Kaboul uzun zamandır sakat, keza ön libero Sandro da birkaç maçtır takımdaki yerini alamıyor. Ele avuca sığmayan sağ açıkları Aaron Lennon'ın durumu belirsizliğini korurken, hücum silahlarından Clint Dempsey ile son birkaç ayın en formsuz golcülerinden olan Emmanuel Adebayor'un ise maç saatine yetişmesi beklense de ben Dempsey ile Adebayor'un ilk 11'de sahaya çıkacaklarını düşünmüyorum.
Bu bilgiler doğrultusunda, takımların yarın sahaya çıkacakları muhtemel 11'ler şu şekilde olacaktır kanısındayım.

Sizlere son olaraktan, her 2 takıma dair bazı enteresan istatiksel verileri sunmak isterim;
BİRE BİR İSTATİSTİKLER :
* Tottenham Hotspur son 5 maçta tam 4 kez Liverpool'u mağlup etme başarısı gösterdi.
* Liverpool 14, Tottenham ise 13.1 ortalamayla, Premier Lig'in maç başına en çok şut çeken 2 ekibi konumunda.
* Luis Suarez 8, Gareth Bale ise 7 golle 2013'ün en golcü 2 Premier Lig oyuncusu konumunda.
LIVERPOOL :
* Premier Lig'de 28 maçta atılan 53 gol, Liverpool adına Premier Lig'de ki en gollü 2. sezon anlamına geliyor.
* Liverpool son 6 Premier Lig galibiyetinde 24 gol atarken, kalesini gole kapamasını başardı.
* Liverpool'un son 13 Premier Lig maçının tam 12'sinde 3 ve üzeri gol geldi.
* Aynı Liverpool kendi sahasında oynadığı son 8 Premier Lig maçının tam 6'sında kalesinde gol görmedi.
* Luis Suarez attığı 21 golle, Liverpool tarihinde Premier Lig'de bir sezonda 20 ve üzeri gol atan 3. oyuncu oldu. Diğer 2 isim ise Robbie Fowler ve Fernando Torres idi.
TOTTENHAM HOTSPUR :
* Tottenham Hotspur tam 12 maçtır ligde yenilgi yüzü görmedi ve son 16 Premier Lig maçında 11 galibiyet, 4 beraberlik ve yalnızca 1 mağlubiyet aldılar. * Deplasmanda 26 puan toplayan Tottenham Hotspur, deplasmanda 32 puan toplayan lider Manchester United'ın ardından bu alanda 2. sırada yer alıyor.
* Premier Lig'de son 5 maçta tam 7 gol atan Gareth Bale bu maçta da gol atarsa, Tottenham Hotspur adına Premier Lig'de 6 maç üst üste gol atan ilk oyuncu olacak.
* Aynı Bale, kulüp tarihinde bir sezonda 16 gol atabilen tek Galli oyuncu konumunda.
