4 Mart 2013 Pazartesi
ASTON VILLA v MANCHESTER CITY ( Teknik Analiz - Eksikler - İstatistikler )
Şampiyonluk yarışında artık havlu attığını söyleyebileceğim Manchester City için seri şekilde galibiyetlerin vakti gelmiştir diye düşünüyorum. Geçtiğimiz hafta sonu oynanan zorlu müsabakada, Chelsea kaptanı Frank Lampard'ın kaçırdığı penaltı akıllarda kalmış olabilir ancak 90 dakikaya baktığımızda City'nin son birkaç aylık performansı ve takım ruhuna dair pek çok olumlu sinyaller vardı.
İlk cümlemde City'nin şampiyonluk şansının ne kadar cılız olduğunu vurgulamış olmama rağmen, oyuncu tercihleri ve taktiksel bakış açısını sıkça eleştirdiğim menajerleri Roberto Mancini " Okul yıllarımda matematiğim çok güçlü değildi ancak önümüzde kalan 11 maç, 33 puan demektir ve bu 33 puan, şampiyonluk yarışında birçok şeyi değiştirmeye yeterince gebedir. " diye bir demeç verdi. Tabii işin diğer tarafında, City'nin hemen arkasından gelen Gareth Bale'lı Tottenham Hotspur'ın City'yi 2.lik koltuğundan edebileceği ihtimalini de sizlere vurgulamak isterim.
Her 2 takım arasında ligin ilk yarısında oynanan maçtan City 5-0'lık zaferle ayrılmıştı. Bu akşam da City'yi galibiyet adına bir değil birkaç adım önde gördüğümü vurgulamak isterim. Tabii burada geçtiğimiz hafta silkelenip, kendine gelme sinyalleri veren City faktörü haricinde, son 10 maçında yalnızca bir kez West Ham United karşısında galip gelen Villa'nın olumsuz performansı da bu tahminimi güçlendiriyor. Kaldı ki gerek o West Ham maçında gerekse bu galibiyetten aylar önce alınan bir diğer galibiyet olan Liverpool maçında futbol adına, teknik taktik varyasyonlar adına tek bir umut ışığı görememiştim Villa cephesinde.
Sizlere sezon içerisinde Villa'yı ve menajerleri Paul Lambert'i sıkça yazdığımdan, bu konuları yeniden dillendirmek yerine, onlar adına bu akşamki City maçından öte, mart ayında peş peşe oynayacakları Reading ve Queens Park Rangers maçlarının öneminin çok daha fazla olduğunu belirteceğim. Bizzat küme düşme hattında olan bu 3 takımın kendi arasında oynayacağı söz konusu 2 maç, nisan ayına girilirken, Premier Lig'e veda edecek ilk takımı belirleyebilir.
Ev sahibi Villa cephesinde darmadağın defansın ayakta kalmaya çalışan tek ismi olan kaptan Ron Vlaar'ın durumu maç saati netlik kazanacak. Birçok akıl almaz hataya imza atmasına rağmen, sezon içerisinde tecrübesi fazlasıyla aranan bir diğer stoper Richard Dunne ise kesin olarak yok. Sağ kanadın alternatif isimlerinden genç Marc Albrighton ile bu sezon kulübüyle sorun yaşayan ve neredeyse sezonun büyük bir kısmını kenarda geçiren Darrent Bent de sakat olan isimler arasında yer alıyor. Darrent Bent'in maç saatine yetiştirilmesi bekleniyor ancak o maç saatine yetişse dahi muhtemelen yedek kulübesinde oturacaktır.
Son olaraktan, uzunca bir süredir kanserle boğuşan ve oldukça değerli bir oyuncu olan, Aston Villa'nın gerçek kaptanı Stilian Petrov da kadroda yer almayacak isimler.
Konuk City cephesinde ise en kritik eksik defansın belkemiği olan kaptan Vincent Kompany olsa gerek. Onsuz City defansı gerçekten çok dağınık oluyor. Tabii burada Mancini'nin de o defans bloğunu toparlamak ve sabitlemek yerine garip tercihlerde bulunuyor olmasının da etkisi var. Bugün kaptan Kompany maç saatinde son bir kez test edilecek ancak kuvvetli ihtimalle maç saatine yetişemeyecek. Orta sahanın defansa yönelik solak ismi Gareth Barry'nin ufak bir sakatlığı var ve Micah Richard ile Maicon gibi sezon genelinde herhangi bir verim alamadıkları 2 sağ bek de sakat olduklarından dolayı oynayamayacaklar.
Herhangi bir oyun planı olmayan ve her geçen hafta daha da dağınık bir görüntü çizen Villa, rakibine gol atabilir hatta öne de geçebilir ancak oyunun tek hakiminin City olacağı ve geriye düşse dahi birçok hücum organizasyonu ve alternatifine sahip City'nin bu maçtan galibiyetle ayrılacağını düşünüyorum.
Son olaraktan sizlere her 2 takıma dair dikkat çekici bazı istatistikleri sunmak istiyorum;
BİRE BİR İSTATİSTİKLER :
* City son 5 lig maçının 3 tanesinde Villa kalesine 4 ve üzeri gol attı.
* Villa eylül ayında Capitol One Kupası'nda rakibini 4-2 ile kupa dışına iterken, ligde ise 5-0'lık sonuçla sahadan mağlup ayrıldı.
* City'nin Premier Lig'de en çok galibiyet aldığı takım 17 galibiyet ile Aston Villa.
ASTON VILLA :
* Villa tam 11 maçüst üste kalesinde gol gördü ve bu alanda Premier Lig'in en kötüsü konumundalar.
* Aston Villa'nın son 11 Premier Lig maçının tam 10 tanesinde 3 ve üzeri gol oldu.
* Villa son 10 Premier Lig maçının 8'inde kalesinde en az 2 gol gördü.
* Aynı Villa maçların son 30 dakikasında kalesinde tam 25 görerek bu alanda da ligin en kötüsü konumunda.
* Takımın bu sezonki tartışmasız en etkili ismi olan golcü ve hatta oyun kurucu Christian Benteke, 6 golle perişan Villa'nın en golcü ismi konumunda.
* Premier Lig tarihinde mart ayında en çok maç kaybeden ekip 35 mağluniyetle Aston Villa.
MANCHESTER CITY :
* City son 4 lig maçında 1 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı.
* City yediği 24 golle, Premier Lig'in en az gol yiyen ekibi konumunda.
* Maçların son 15 dakikasında 13 gol atan City, bu alanda 14 gol atan Reading'in hemen ardından geliyor.
* City, genç stoperi Matija Nastasic ile 16 maçta 11 galibiyet alırken ( %69 ), onsuz 11 maçta yalnızca 5 galibiyet alabildiler. ( %45 )
* Geçtiğimiz sezon bu hafta, City 69 gol atmışken, bu sezonsa 50 golde kaldılar.
* City ilk golü attığı 15 maçtan 13 galibiyet ve 2 beraberlik çıkarırken, hiç yenilmedi.
* Manchester City tarihinde kulübün başında en çok Premier Lig maçına çıkan teknik adam, 125 maçla Roberto Mancini ve İtalyan menajerin City başında 76 galibiyeti, 26 beraberliği, 22 da mağlubiyeti bulunuyor.
