16 Eylül 2012 Pazar

Reading v Tottenham Hotspur Maç Öncesi Analiz ve Tahmin



          Maç analizine her 2 takımdaki sakat oyuncuların son durumlarını aktararak başlamak istiyorum. Ev sahibi Reading'de golcü oyuncu Jason Roberts kesin olarak yok. Bir zamanlar adı Beşiktaş ile de anılan, kariyerinde kısa zamanlı parlamalar yaşayan ve gününde olduğu o eski zamanlarda yıkılması zor bir forvet imajı çizen, 35 yaşındaki Roberts'in yokluğu çok da mühim bir eksiklik olmayacaktır.
Aslında çok daha uzun süre sonra takıma katılması beklenen sağ kanatın, sol ayaklı ismi Jimmy Kebe ise beklenenin aksine bugünkü maç kadrosuna dahil edildi.
Reading'in as kalecisi Adam Federici'nin ufak bir sakatlık problemi vardı ancak maç saatine kadar tamamen iyileşmesi bekleniyor.

          Tottenham Hotspur cephesinde ise en önemli eksik olarak orta sahanın hatta tüm takımın savaşçı ruhu olan, ön libero Scott Parker göze çarpıyor. Bu ismin yokluğunda orta sahada işler olağanüstü aksamaya başladı. Onun yokluğunda o bölgede 2 isim birden Parker'ın görevini yerine getirmeye çalışsa da işler yolunda gitmiyor. Söz konusu 2 isimden Sandro'nun defansif özellikleri yeterli olabilir ama oyunun diğer yönüne bakacak olursak, hücum gücü Chelsea'de aynı pozisyonda oynayan vatandaşı Ramires gibi etkili değil. Diğer isim olan Jake Livermore ise iyiniyetli ancak özellikle maçın kitlendiği dakikalarda sorumluluk alabilecek yahut çözüm üretebilecek seviyede değil.
Şimdi bunları yazınca da, Parker'ı dört dörtlük bir oyuncu yahut hücumlara da yön veren bir orta saha oyuncusu olarak algılamayın ancak defansif anlamda bitmez bilmeyen enerjisi ve kesiciliğiyle, kaptığı kritik topları ' elinden gelenin en iyisini ' yaparak 3. bölgeye taşımaya çalışmasıyla, bu takımın her daim ateşleyici ismidir.
Bu bölgeye dair son birşey eklemek gerekirse, yine o bölgenin bir diğer alternatifi olan Tom Huddlestone'un üstüne biraz daha düşülmesi gerekir ancak bir zamanlar hayranlıkla izlediğim Jermaine Jenas'tan da artık vazgeçilmesi gerekir kanısındayım.
Defansın kimi zaman sağında kimi zaman göbeğinde oynayan ve her geçen sezon kısıtlı yeteneklerine az da olsa birşeyler katan Younes Kaboul da bir diğer sakat olan ve takımını yalnız bırakacak önemli isim olarak göze çarpıyor.

          Reading'in Sunderland ile deplasmanda oynayacağı maç olumsuz hava koşullarından ötürü ileri bir tarihe ertelenince, The Royals bu sezon 2 Premier Lig maçı yaptı ve ben yalnızca Chelsea maçını 90 dakika izleme imkanı buldum. Takım oldukça istekli bir imaj yarattı gözümde ancak Premier Lig'in affetmeyeceği türden basit defans hataları yaptıklarını da belirtmeliyim.
Takımda en çok dikkatimi çeken nokta, geçen sezon devre arasında Fulham'a gelen ve gelir gelmez ada futboluna adapte olan golcü Pavel Pogrebnyak'ın yeni takımında da gollerine devam ediyor olması.

          Tottenham Hotspur cephesinde ise işlerin yolunda gitmediği gün gibi aşikar. Takım ilk hafta Newcastle United deplasmanında iyi bir oyun ortaya koydu, kondisyon olarak hazır olmadıkları için erken yoruldular ve mağlubiyet göz göre göre geldi.
Ancak daha sonra kendi sahalarında oynadıkları her 2 maçta da tel tel döküldüler bence. Skora ve gollerin dakikasına bakarak yorum yapanlar, Spurs'u şanssız olarak nitelendiriyorlar. Ancak bahsi geçen 2 maçı da 90 dakika izleme imkanı bulanların, tabelaya bakarak yapılan bu yorumlara katılması imkansız.
Sol bekte Benoit Assou-Ekotto, sağ bekte Kyle Walker hücuma katkı olarak çok yetersiz kalıyorlar. Ekotto'nun attığı o gol de defansa çarparak ağlarla buluşan bir şans topuydu, bunu da eklemekte fayda görüyorum. Sonuç olarak, geçtiğimiz sezon hücumlarda sık sık sorumluluk üstlenen o 2 etkili bek oyuncusundan iz kalmamış diyebiliriz.
Stoperler eskileri gözümde canlandırınca, bu sezona daha derli toplu başladılar diyebilirim. William Gallas ve Jan Vertonghen ikilisi uyum sağlamış gibi gözüküyor ancak yazının başında belirttiğim üzere, onların önünde oynayan 2 orta saha oyuncusu pek iç açıcı bir görüntü çizmiyor.
Kanatları değerlendirecek olursak, son 2 sezonun en flaş isimlerinden biri olan o müthiş sol açık Gareth Bale de bu sezon yokları oynuyor. Kendisi sol çizgideki etkinliğini unutup, orta sahanın derinliklerine ve forvetin arkasına yöneliyor, o kalabalık içerisinde, özellikle sağ kanata kaçmaya çalıştığında adeta kaybolup gidiyor.
Sağ açık demişken, ele avuca sığmayan sağ kanat oyuncusu Aaron Lennon da bu sezon oldukça verimsiz bir görüntüde. Defansa çok az yardım ettiği için eleştirdiğim Lennon bu sezon ofansta da bir katkı sağlayamadı.
Gelelim Andre Villa-Boas'ın forvetteki Jermain Defoe ısrarına! Tamam Defoe'nun aniden çıkardığı o sert şutları çok etkili ancak Jenas'ı yazarken belirttiğim üzere, Defoe da bir zamanlar hayranlıkla izlediğim bir isimken artık ne o eski depar gücünde ne de o eski bitiriciliği mevcut. Kısacası Spurs gibi artık ilk 4 harici bir pozisyonu başarısız olarak nitelendiren, vizyon sahibi olan bir kulübün, Jenas yahut Defoe gibi isimlere bel bağlaması bence kendi hedefleriyle çelişmektedir.

          Ben bugün orta sahada Gyfli Sigurdsson'un mutlaka oynaması gerektiği kanısındayım. Eski bir Readingli olan Sigurdsson takımın hücumlarına ama özellikle pas trafiğine bir çeki düzen verecektir diye düşünüyorum. Bu isim olmasa da, en azından Moussa Dembele ilk 11'de oyuna başlamalı ve orta sahanın yaratıcılığı arttırılmalı.
Keza artık ezberi bozmak gerekir ve mesela çok etkisiz bir Lennon'da ısrar etmek yerine sağ kanata bir diğer hücum silahı olan Clint Dempsey monte edilebilir kanısındayım.



          Biraz da istatistiki bilgilere bakmak gerekirse, sizler için bazı istatistiki verileri derledim;

* Reading'in atacağı 1 gol, onların kendi sahasında attıkları 50. Premier Lig golü olarak kayıtlara geçecek.
* Aynı Reading kendi sahasında yani Madejeski Stadı'nda oynadığı son 10 lig maçının 8'inde kazanırken, 2 maçta da berabere kaldı ve uzun soluklu bir yenilmezlik serisine sahip.
* Tottenham Hotspur son 5 resmi müsabakada Reading'e yenilmedi.
* Tottenham Hotspur, Premier Lig'de oynadığı son 11 deplasman maçından yalnızca 1 galibiyet çıkardı.
* Andre Villas-Boas daha önce de Chelsea'nin başındaydı ve oradan devam ettirdiği istatistiklerinde, son 15 Premier Lig maçında yalnızca 3 galibiyet gördü.
* Aaron Lennon bugün forma şansı bulursa, 200. kez Premier Lig maçına çıkmış olacak.

* Golcü Emmaneul Adebayor ilk 11'de başladığı son 6 maçta tam 6 gol attı. Yukarıda eleştirdiğim Defoe'ya bir mesaj olarak gelsin bu istatistik. =)

          Türkiye saati ile 18:00'de başlayacak ve Lig Tv3'ün canlı yayınlayacağı bu maçta, kendi sahasında istatistiki anlamda yenilmezlik serisini sürdüren Reading karşısında çok daha diri ve yaratıcı oyuncuklardan kurulu bir Tottenham Hotspur bekliyorum. Bu doğrultuda da Spurs'un kadrosundaki yıldız isimlerin kalitelerini sahaya yansıtmasını ve bu sezon Premier Lig'de ki ilk galibiyetlerini almalarını bekliyorum.
Bahisseverler için 2.00 civarında gezinen Tottenham Hotspur galibiyet oranını denemeye değer bulduğumu da ekleyip, seyir zevki güzel bir karşılaşma olmasını temenni ediyor ve yazımı sonlandırıyorum.