Son şampiyon Manchester City geçtiğimiz hafta sonu kendi sahasında Arsenal'ı konuk etti. Son senelerde yıldız oyuncularını bir bir satan Arsenal, geriye düştüğü bu maçtan 1 puan çıkarmasını bildi. Aradan geçen bir haftadan sonra bu cumartesi her 2 takım da Londra'da kritik maçlara çıkacak. Arsenal Londra derbisinde Chelsea ile oynayacak, City ise Londra'ya Fulham deplasmanına gidecek.
Bu 2 kritik maç öncesi Ömer Toprak, geçtiğimiz hafta oynanan maçı sizler için değerlendirdi.
Devreye 5 dakika kala Joleon Lescott’un kafasıyla öne geçen Manchester City’ye cevap, bitime 8 dakika kala Laurent Koscielny’den geldi. İki takımın da 6 numaralarının skor ürettiği bu karşılaşmada, puan veya puanları hak eden taraf konuk ekip Arsenal’di.
City'de Pablo Zabaleta ve Gael Clichy gibi hücum gücü yüksek iki bekle beraber orta alanda Scott Sinclair'la David Silva'nın beraber başlaması ve çift forvet, standartlara göre ideal bir kadro gibi gözükse de Roberto Mancini standartlarına göre “ cesur “ olarak nitelendirebileceğimiz bir on birdi.
Arsenal’de ise zorunlu Thomas Vermaelen – Laurent Koscielny değişikliğinin dışında Montpellier’e karşı on birde başlayan Olivier Giroud yedeğe çekilirken Aaron Ramsey on birde başladı.
Arsenal adına yine Cazorla ve Arteta etkisinin ön planda olduğu bir karşılaşmaydı. Diaby bu ikiliye zaman zaman eşlik etse de ondan beklenen, Liverpool maçındaki gibi bir oyun ortaya koyamadı. İlk yarı boyunca Podolski ve Gervinho’nun yer değiştirmeleri dikkatimi çeken noktalardan biriydi. Ama Arsenal adına en önemli nokta, beklerden gelen hücum katkısıydı. Özellikle Jenkinson’ın ilk yarıda Lescott’la, maçın sonlarında ise Javi Garcia’yla girdiği ve kazandığı iki tane ikili mücadele vardı ki ondan beklenenin çok çok üstündeydi. Tabi ki tek bir maçı ölçü almıyorum ve hala bu ikilinin Arsenal seviyesindeki bir takımın bekleri olamayacağını düşünüyorum. Ama bugünkü gösterdikleri performanslar, Sagna’nın hala sakat olduğunu ve Arsene Wenger’in Gibbs’te ısrar edeceğini düşündüğümde, Arsenal adına en sevindirici noktalar oldu.
Arsene Wenger’in Giroud ve Walcott’u oyuna almak için biraz geç kaldığını ve Gervinho’yu oyunda tutarak yanlış bir tercihte bulunduğunu düşünüyorum. Neden geç kaldığını düşündüğümle başlarsak; 55-60’dan itibaren rakip yarı sahada üretkenliğini artıran Arsenal’in, rakip ceza alanında Giroud gibi bir oyuncuya ihtiyacı vardı. Gervinho konusuna değinirsek, çok çalışkan ve istekli olsa da son hareketlerdeki yetersizliği nedeniyle pozisyonları harcayan Gervinho’nun yerine Podolski tercihinin yapılması bence yanlıştı. Arsenal’de savunmanın genel olarak yine iyi bir maç çıkardığını, ama kaleci Mannone’nin yenilen golde çok büyük bir hatası olduğunu ekleyerek City cephesine geçelim.
Roberto Mancini’nin bu sezon klasikleşen, hücuma yönelik bir oyuncu çıkartıp yerine savunma yönü daha kuvvetli bir oyuncuyu aldıktan sonra Yaya Toure’yi daha ilerde oynatması istediği sonucu vermedi. Toure yine atabileceği veya attırabileceği bir pozisyon yakalasa da Koscielny’nin mükemmel savunması buna engel oldu. City gibi bir takımın menajerinin tek bir oyuncuya bel bağlayarak her sıkıştığında aynı hamleyi yapması düşündürücü. Geçtiğimiz sezonun ortasından itibaren düşüşe geçen ve yaratıcılık anlamında takımın en önemli ismi olan Silva hala kendine gelemedi. Takımdaki genel düşüşün de ana nedeninin bu olduğunu düşünüyorum. Agüero sakatlıktan sonra çıktığı ilk karşılaşmada beklentilerin altında bir oyun sergilerken Dzeko da ortalarda yoktu. Yeni transfer Javi Garcia’nın da etkisiz olduğu bir karşılaşmaydı. O bölgede çok güçlü alternatifler olmadığından onun göstereceği performanslar uzun vadede çok önemli olacak. Devre arasında oyundan alınan Sinclair da beklentilerin çok altında bir 45 dakika oynadı.
Alınan 1-1’lik sonuçtan mutlu olan tarafın Manchester City olması lazım. Bu sonuçla beraber iki takım da puanını 9’a yükseltirken, Emirates’deki 0-0’lık Sunderland maçını saymazsak Arsenal adına iyi bir sezon başlangıcı oluyor. Geçtiğimiz sezonki kabus başlangıcı ve bu sezon ki başarılı başlangıcın takımın iki yıldızı Robin van Persie ve Alex Song’un satılmalarına rağmen yakalandığını hesaba katarsak, ortaya daha da olumlu bir tablo çıkıyor. Manchester City cephesinde ise aynı dönemde alınan 9 puana sevinilmesi ve takımın bir an önce silkelenmesi gerektiğini düşünüyorum.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Analiz : Ömer Toprak