24 Şubat 2012 Cuma

Kuzey Londra Derbisi – ARSENAL v TOTTENHAM

          Blog sayfamda Arsenal ile Chelsea kulüplerini gerek başlı başına konu açarak, gerekse satır aralarında sıkça eleştiriyorum. Güncel olarak Arsene Wenger ile ilgili makalemi bulmanız mümkün. Dile kolay, Arsenal adına kupasız geçen tam 7 sezondan bahsediyoruz. Bu başarısız zaman dilimine son olaraktan, ilk maçtaki 4-0'lık Milan hezimeti sonrası muhtemelen erkenden veda edilecek bir Şampiyonlar Ligi başarısızlığını da ekleyebiliriz. Sezon başındaki yanlış ve anlamsız transfer politikasından itibaren eleştiri oklarımın Arsenal üzerinde yoğunlaşıyor olmasının temel sebebi de bu olsa gerek.

         Arsenal bu hafta sonu ezeli yerel rakiplerinden biri olan Tottenham Hotspur ile kuzey Londra derbisinde karşılacak. Premier Lig kurulduğundan bu yana Arsenal, ligi yalnızca bir sezon Tottenham'ın altında bitirdi. Kaldıki birçok sezon onlara 15-20 puanlık fark attılar. Ancak bu sezon Tottenham ile Arsenal arasında, Tottenham lehine 10 puanlık bir fark var ve bu maç Arsenal kulübü için ciddi anlamda bir ölüm – kalım maçı anlamı taşımakta. Emirates tribünleri olumsuz manada homurdanmaya başladı ve bunca başarısız sonuca bir de derbi mağlubiyeti eklenirse kulüp iyice karışabilir.

          Londra derbisini daha derinlemesine analiz etmek gerekirse, Arsenal'da birkaç sezondur süregelen sakatlık problemleri bu sezonda devam ediyor. Ancak son haftalarda bu sakatlık sıkıntısı oldukça enteresan bir hal aldı.
Squillaci, Colquelin, Koscielny, Mertesacker, Jenkinson ve Santos yani tam 6 tane savunma oyuncusu şu anda ciddi sakatlık problemleriyle boğuşuyor. Sahaya sürebilecekleri 2 stoperleri var ve onların yanlarında oynayacak sağ bek Sagna ile sol bek Gibbs'in de ağır sakatlıklardan yeni çıktıklarını, ciddi maç eksiklikleri olduğunu belirtmek isterim. Tüm sezon evlere şenlik bir defans izleten Arsenal'ın bu derbi öncesi durumu çok daha vahim gözüküyor.
Sezonun formsuz forveti Chamakh, bal yapmayan arı olarak adlandırdığım orta saha oyuncusu Ramsey, kumaşı gayet iyi olan ancak hep sakatlık problemleriyle boğuşan orta sahanın dinamik isimlerinden Diaby ve aylardır olmayan müthiş yetenek Wilshere, Arsenal ekibindeki diğer sakat oyuncular olarak gözüme çarpıyor.

          Tottenham cephesinde ise 4 kritik ismin çok hafif sağlık sorunları var. Başarılı sol bek Assou-Ekotto, orta sahanın ele avuca sığmaz çocuğu Modric, hücumun herşeyi ve Arsenal'ın belalısı olan Van der Vaart ile sezonun formda golcüsü Adebayor'un maç saatinde hazır olmaları bekleniyor.



          Tahminim 2 takımın maça üstteki şablonda görülen şekilde çıkacağıdır. Arsenal cephesinde sol açıkta Gervinho yahut Oxlade-Chamberlain oynayacaktır. Bir bu pozisyonun oyuncusu bir de Tottenham'da stoper mevkisinde Kaboul'un partneri kaptan King mi yoksa Dawson mı olacak bunu kestiremiyorum açıkçası. Ancak her 2 pozisyonda da oynaması muhtemel oyuncular birbirleriyle eş değerde oyuncular. Tottenham'da kaptan King tecrübesi, Dawson ise hırsıyla o bölgede görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışacaklardır. Arsenal da ise Gervinho da, Oxlade-Chamberlain de kanat bindirmeleri ve driplingleri başarılı oyuncular. Her ikisi de o bölgede karşılarına çıkacak Tottenham sağ beki Walker'a zor anlar yaşatacaktır. Zaten bu yüzden Walker'a gerek önünde oynayan Lennon gerekse orta sahanın savaşçı ismi Parker tarafından verilecek destek çok önemli.

          Aslında bu maç bir nevi ' kanat savaşları ' olarak geçecektir. Ada futbolundaki en iyi kanat oyuncuları bu maçta birbirlerine karşı mücadele edecekler desem, abartmış olmam. Sağ açıklarda fiziksel özellikleri, oyun yapıları birbirlerine çokça benzeyen 2 müthiş süratli isim, Walcott ve Lennon var. Sol açıklarda ise Gervinho yahut Oxlade-Chamberlain ile son 2 sezonun belkide en flaş ismi olan Bale var.
Bu arada bu kadar övgüyle bahsettiğim 3 müthiş kanat oyuncusu olan, Walcott, Oxlade-Chamberlain ve Bale'in Southampton Futbol Akademisi'nden yetiştiğini belirtmek isterim. ;)


Teknik analize geri dönecek olursak; bu maçta kanat savaşlarının yanı sıra Tottenham'ın orta sahadaki mücadele gücü de belirleyici unsur olacaktır kanısındayım. Ligin ilk yarısında oynanan ve Tottenham'ın 2-1 üstünlüğüyle biten maçta, Tottenham özellikle orta saha anlamında müthiş dirençli bir oyun sergilemişti. Maç genelinde top herzamanki gibi Arsenal'da gözükse de, sürekli koşan ve yardımlaşan Tottenham orta sahası, Arsenal'ı tehlikeli bölgeden uzak tutmasını başarmıştı. Ve yine aynı Tottenham orta sahası, Bale'in de serbest olarak oynamasının verdiği katkı sayesinde, tüm hücumları dikine ve etkili şekilde geliştirmişti. Arsenal bunalmaya başladığı dakikalarda o kadar kapanmıştı ki, sağ bek Walker'ı 35 metreden şut atmaya mecbur etmişti diyebilirim. Walker'ın müthiş füzesi Szczesny'nin bakışları altında ağlarla buluşmuştu. Hazır Szczesny demişken, 2 takım arasındaki en büyük farklardan birinin de kalecileri olduğunu ve Tottenham'ın 40 yaşında transfer ettiği, Amerikalı file bekçisi Friedel'ın çok daha güven veren konumda olduğunu belirtmekte fayda var.


          Toparlamak gerekirse; Tottenham'ın bu maçtan alacağı bir galibiyet yahut mağlubiyet onlar adına çok ekstrem bir durum oluşturmayacaktır. Şampiyonlar Ligi'ne doğrudan katılma yolunda, Arsenal'a mağlup olsalar dahi bitime 12 maç kala, 7 puanlık avantajlarını korumuş olacaklar.
2-0'dan 2-2 yaptıkları ve maçın bitime 2-3 dakika kala Defoe'nun bomboş kaleye kaçırdığı, o topun dönüp penaltı olduğu ve 3-2 kaybettikleri City maçı sonrası şampiyonluk yarışından da koptukları için, Tottenham'ın şampiyonluk iddiası için yorum yapmama zaten gerek yok.

          Ancak Arsenal cephesinde en başta da belirttiğim üzere, bu maç artık ölüm - kalım maçı havasına bürünmüş durumda. Öyle ki, bu maçta kaybedilecek puan yahut puanlar, onlar adına bu kadar kötü geçen sezonun sonlarına doğru işleri çok daha çıkmaza sokabilir ve önümüzdeki sezon avrupa arenasında bile yer alamayabilirler. Şu anda 43 puanla ve averajla Chelsea'nin önünde 4. sıradalar. Bu maçtaki olası bir kayıp onları hem ilk 4 yani Şampiyonlar Ligi yarışında bir anda pota dışında bırakabilir hem de 5. sırayı kaparak, Avrupa Ligi'ne katılma yarışı veren 42 puanlı Newcastle ile 39 puanlı Liverpool'un bile gerisine atabilir.
Sonuç olarak, pazar günü 15:30'da oynanacak Kuzey Londra derbisinde, Arsenal'ın işi özellikle psikolojik olarak çok zor gözüküyor.

Derbiye dair birkaç ilginç istatistik :
* Arsenal ekibi bu maçın hakemi Mike Dean yönetimindeki son 11 lig maçından da galibiyet çıkaramadı.
* Tottenham ekibi rakibiyle oynadığı son 32 maçtan yalnızca birinde gol yemeden maçı tamamlayabildi.
* Arsenal 118 şutla ceza sahası içerisinden en fazla şut atan ekip. Tottenham ise 68 şutla tam zıttı, ceza sahası dışından en fazla şut atan ekip konumunda.