Roberto Martinez ile başlayıp,
Brendan Rogers ile ivme kazanan ve Micheal Laudrup ile başlarda
biraz teklese de, son haftalarda ritmini yakalayan Swansea City'nin '
total futbol ' anlayışı, geçtiğimiz hafta sonu Arsenal
karşısında adeta tavan yaptı. Bilirsiniz ki Arsenal'ı Arsenal
yapan en önemli özellik, topa hakim olması ve oyunu rakip sahaya
yığmasıdır. Ancak Swansea City yani The Swans'ın total futbolu başarılı şekilde uygulamasıyla, Arsenal maçın büyük bir bölümü kendi sahasına
hapsolarak ve bazı anlar top yüzü dahi görmeden maçı tamamladı.
Michael Laudrup'a hatta Laudrup kardeşlerin her ikisini de bizzat izleme fırsatı bulmuş biri olaraktan, özellikle abi Laudrup'a hücum yeteneklerinden ötürü hayrandım. İşte bu yetenekli hücum silahı, Swansea City'nin başına getirilince, Swansea City için geçtiğimiz sezon tek eksik nokta olarak gördüğüm gol yollarındaki etkisizlik sorununun giderileceği kanaatine vardım. Nitekim de öyle oldu ve Swansea City geçtiğimiz sezonun 15. haftası sonu 16 gol atmışken, bu sezonun 15. haftası itibariyle 23 gole ulaştı. Gol yollarındaki bu verimin yanı sıra, yedikleri gol sayısında da olumlu gelişmeler gösterip, geçtiğimiz sezona göre, 15 haftada yedikleri gol sayısı 3 gol azaldı. Kaldıki puan olarak da geçtiğimiz sezonun üzerine çıkmasını bildiler.
Michael Laudrup futbolculuk kariyerinde hem Barcelona hem de Real Madrid'te forma giyerken, menajerlik kariyerinde de Getafe ve Mallarco'yu çalıştırdığından İspanyol futboluna fazlasıyla hakimdi. Durum böyle olunca da kendisiyle beraber İspanyol futbolundan da transferleri yanında getirdi. Yalnızca 2'şer milyon İngiliz Sterlini'ne transfer edilen defans oyuncusu Chico Flores ve Premier Lig'de 10 golle zirvede olan Michu'nun yanı sıra, 5.5 milyon İngiliz Sterlini'ne transfer edilen Pablo Hernandez tam manasıyla nokta transferler olarak dikkat çekti.
Michael Laudrup'a hatta Laudrup kardeşlerin her ikisini de bizzat izleme fırsatı bulmuş biri olaraktan, özellikle abi Laudrup'a hücum yeteneklerinden ötürü hayrandım. İşte bu yetenekli hücum silahı, Swansea City'nin başına getirilince, Swansea City için geçtiğimiz sezon tek eksik nokta olarak gördüğüm gol yollarındaki etkisizlik sorununun giderileceği kanaatine vardım. Nitekim de öyle oldu ve Swansea City geçtiğimiz sezonun 15. haftası sonu 16 gol atmışken, bu sezonun 15. haftası itibariyle 23 gole ulaştı. Gol yollarındaki bu verimin yanı sıra, yedikleri gol sayısında da olumlu gelişmeler gösterip, geçtiğimiz sezona göre, 15 haftada yedikleri gol sayısı 3 gol azaldı. Kaldıki puan olarak da geçtiğimiz sezonun üzerine çıkmasını bildiler.
Michael Laudrup futbolculuk kariyerinde hem Barcelona hem de Real Madrid'te forma giyerken, menajerlik kariyerinde de Getafe ve Mallarco'yu çalıştırdığından İspanyol futboluna fazlasıyla hakimdi. Durum böyle olunca da kendisiyle beraber İspanyol futbolundan da transferleri yanında getirdi. Yalnızca 2'şer milyon İngiliz Sterlini'ne transfer edilen defans oyuncusu Chico Flores ve Premier Lig'de 10 golle zirvede olan Michu'nun yanı sıra, 5.5 milyon İngiliz Sterlini'ne transfer edilen Pablo Hernandez tam manasıyla nokta transferler olarak dikkat çekti.
Yarınki rakipleri Norwich City ise sezona Chris Hughton ile başladı. Hughton ekstra yetenekleri olmasa da, ada futboluna güzel bir noktadan başlayıp, kademe kademe yükselen ve birlikte çalıştığı oyuncularla iletişimi herzaman güzel olan ve saha içinde de disiplini seven bir teknik adamdır. Sezona özellikle golcü Grant Holt ile onun bir kademe arkasında oynayan bir diğer hücum silahı Steve Morrison'ın performansları konusunda sıkıntılı başladılar. İlerleyen haftalarda Morrison olmasa da takım kendi kimliğini buldu ve ilk 7 haftada yalnızca 3 puan toplamasına rağmen, ardından gelen 8 haftada tam 16 puan toplayarak güven tazelediler. Yine bu formda süreçte, Tottenham Hotspur gibi güçlü bir rakip karşısında 1-0 yenik duruma düştüğü İngiltere Lig Kupası mücadelesinde, oyunun son bölümlerinde biraz da şanslarının yardımıyla, 2-1'lik sonuçla tur atladıklarını da belirtmek isterim.
Toparlamak gerekirse, 2 takım da son haftalarda kendine gelmiş durumda ve Swansea City 6 maçtır, Norwich City ise tam 8 maçtır ligde yenilgi yüzü görmedi. Bu 2 formda takımdan Swansea City, Premier Lig'de ki tek Galler temsilcisi ve maçlarını 20.500 gibi düşük kapasiteli ancak müthiş güzel mimarisi olan Liberty Stadı'nda oynuyor. Seyircinin takımı sabırla desteklediği maçları anımsayınca, Swansea City'nin yarın da ev sahibi olmanın avantajını iyi kullanacağını düşünüyorum.
Takımlardaki sakat ve cezalı oyunculara bakacak olursak, Swansea City için yokluğu en çok aranılacak 2 isimden ilki, takımla birlikte antremanlara başlayan ancak henüz maça çıkacak düzeye gelmemiş olan kaleci Michel Vorm ile kanatları gezmeye seven hücum oyuncusu Pablo Hernandez olsa gerek.
Norwich City cephesinde ise gözüme çarpan 2 önemli eksikten ilki, sakat olan kalecileri John Ruddy ve bir diğeri ise defansın önemli isimlerinden Michael Turner'dır. Ancak bu 2 isim de son maçlarda zaten takımdaki yerlerini alamıyorlardı, bunu da belirtmekte fayda var.
BİRE BİR İSTATİSTİKLER :
* Lig maçlarında bugüne kadar Swansea City 19 kez, Norwich City 16 kez kazanırken, 16 maç berabere bitti.
SWANSEA CITY :
* Swansea City son 6 lig maçında da yenilmezken, 3 galibiyet, 3 de beraberlik aldı.
* Danny Graham'ın son 4 lig maçında Norwich City filelerine 6 golü var.
* Michu rakip kalelere yolladığı 18 şutun tam 10'unda golle buluştu.
NORWICH CITY :
* Kanaryalar ligde son 8 maçtır yenilmezken, bu 8 maçta 4 galibiyet, 4 de beraberlik aldılar.
* Kanaryalar deplasmanlarda oynadığı son 4 lig maçında da sahadan beraberlikle ayrıldı.
* Kanaryalar bu sezon deplasmanlarda yalnızca 5 gol attılar ve Aston Villa ile Wigan'dan sonra deplasmanda en az gol atan takım konumundalar.
* Kanaryalar bu sezon deplasmanlarda hiç maç kazanamadı.
* Kanaryalar bu sezon Premier Lig'in
en az sarı kart gören ekibi konumunda.
* Defans oyuncusu Sebastian Bassong rakibine karşı son 3 maçta 2 kez ağları havalandırdı.* Eğer sezon ağustos değilde, ekim ayında başlasaydı Norwich City şu anda Premier Lig 2.'si konumunda olurdu.
* Kanaryalar bu sezon deplasmanlarda hiç maç kazanamadı.
