Ekiplerden biri İngiltere olunca, Premier Lig blog sayfamızda ülkenin ulusal takımına yer ayırmamak olmazdı. =) Bu doğrultuda sizlere bu maça dair bazı bilgileri ve analizlerimi aktarmak istiyorum.
Öncelikle her 2 takımın da dizilişlerinden bahsedeyim. İngiltere'nin son maçtaki kadroyu bozmaması bekleniyor ancak İtalya'da 27 yaşındaki başarılı stoper Giorgio Chiellini sakat olduğundan, o bölgede Leonardo Bonucci oynayacak.
Muhtemel 11'ler şu şekilde bekleniyor;

Futbolun bu 2 dev ve köklü ekibi Avrupa Şampiyonaları'nda bugüne dek yalnızca 1 kez karşılaştılar. Genel olarak ise 22 kez karşılaşan 2 ekipten İtalya'nın 9, İngiltere'nin 7 galibiyeti bulunurken, 6 maç beraberlikle sonuçlandı. Son 9 maçta İngilizler 1 galibiyet alabildi.
İngilizler galibiyet olarak geride olsalar da, atılan gol sayısında 28'e 26 golle İtalya'ya üstünlük kurmuş durumda.
İngiltere grup maçlarında 5 gol kaydederken, İtalya grup maçlarını 4 golle tamamladı.
İngilizler gruptaki 3 maçta kaleye 15'i isabetli 27 şut gönderdi. İtalyanlar ise 30'u isabetli tam 52 şut göndererek bu alanda dikkat çektiler.
2 takımın beyinleri konumunda olan Steven Gerrard ve Andrea Pirlo'yu kıyaslayacak olursak, Gerrard 261 dakika oyunda kalırken, Pirlo tam 284 dakika oyunda kaldı. Gerrard attığı 149 pasta %86.40'lık isabet sağlarken, Pirlo attığı 169 pasta %85.4 isabet sağladı.
Gerrard 17 orta atarken, Pirlo 22 kez ceza sahasına orta yaptı. Gerrard'ın 3 gol pası var, Pirlo'nun ise 2 gol pası var ancak Gerrard'ın golü bulunmazken, Pirlo'nun o müthiş frikik golü hala hafızalarımızdaki yerini korumakta.
2 takımın golcülerine göz atacak olursak, Wayne Rooney gruptaki ilk 2 maçta cezası nedeniyle oynamamış ancak müthiş bir dönüş yaparak, Ukrayna maçında Milli Takım'da ki 29. golünü atmıştı. İtalya cephesinde ise Antonio Di Natale 11 golle kadrodaki en golcü isim konumunda.
Bir de ilginç bir istatistik vermek istiyorum, İngilizlerin 97 kez milli olmuş sol beki Ashley Cole'ün Milli Takım forması altında henüz golü bulunmamakta.
İtalya bugüne dek 9 kez çeyrek final maçı yaptı ve bunlardan yalnızca 2'sinde elendi. Bunlardan ilki 1998 Dünya Kupası'nda kupayı kazanan Fransa'ya, ikincisi ise 2008 Avrupa Şampiyonası'nda kupayı kazanan İspanya'ya karşıydı ve her 2 maçta da penaltılarla elendiler.
Ayrıca 2010 senesinde İtalya Milli Takımı'nın başına getirilen teknik adam Cesare Prandelli bu süreçte 9 galibiyet, 4 beraberlik alırken henüz mağlubiyet yüzü görmedi.
2 takıma biraz da teknik analiz olarak bakmak istiyorum. Bu değerlendirmelerim her 2 ekbin de gruplarda yaptığı 3 maç baz alınarak yapılacaktır.
İngiltere defansında stoper John Terry'nin partneri kim olacak tartışmaları onların gündemini sıkça meşgul ederken, grupta oynanan 3 maçta o bölgede oynayan Joleon Lescott şu ana dek beklenilen üzerinde bir performans sergiledi. Bu akşam bu ikilinin karşısında oynaması muhtemel 3 isimden 2'si olan, Antonio Cassano ve Antonio Di Natale süratli ve ekstra yetenekli forvet değiller. Bu doğrultuda bu maçta da Terry ile Lescott hatasız bir savunma sergileyebilirler. Ancak İtalya'nın bir diğer olası forveti olan Mario Ballotelli yani problem çocuk ise her an maçın seyrini değiştirebilecek bir isim. Müthiş yetenekleri ile İtalya lehine fark yaratabileceği gibi karakterindeki - kafasındaki sorunlardan ötürü İtalya'ya bu çeyrek final maçında büyük zarar da verebilir. O kimi zaman Super Mario olurken, birçok zamansa Stupid Mario rolüne bürünüyor!
İtalya defansında ise hazır Giorgio Chiellini yokken Wayne Rooney defansın göbeğini oldukça zorlayabilir.
İngiltere'de Joe Hart, İtalya'da Gianluigi Buffon oldukça güven veren 2 kaleci olarak dikkat çekiyor.
İtalya gruplarda oynadığı 3 maçta da, 3-5-2 dizilişini olabildiğince iyi uygularken, bloklar arasındaki yardımlaşma müthiş başarılıydı. Ancak onlar bazen oyundan kopuyorlar, yani mental olarak düşüyorlar ve bu dakikalarda sahadaki üretkenlikleri sıfıra yakın oluyor.
İngiltere ise İtalya'ya göre çok daha az organize bir ekip görüntüsü çizerken, gruptan çıkarken şanslarının da onlara yardımcı olduğu yadsınamaz bir gerçek. Zaten İngiltere Milli Takımı'nı bu turnuvaya hazırlayan isim Fabio Capello ile turnuvaya az bir zaman kala yollar ayrılmış ve grup maçlarına yalnızca 38 gün kalmışken takımın başına deneyimli hoca Roy Hodgson getirilmişti. Dolayısıyla İngilizler'in saha içindeki organizasyon konusunda eksiklikleri olması gayet normal.
Bana kalırsa Hodgson'ın en büyük beklentisi, bir dönem ada futbolunda fırtınalar estiren Manchester United forvet hattı Andy Cole v Dwight Yorke ikilisine benzetilen Wayne Rooney v Danny Welbeck ikilisinden büyük bir uyum eşliğinde, patlama yapmalarını beklemek olsa gerek.
Gök mavili İtalya ile 3 koyu lacivert aslanın temsil ettiği İngiltere'nin bu akşamki mücadelesinde güç dengeleri eşit görünmekle beraber, bizlere özellikle mücadele bazında kıran kırana, oldukça zevkli bir çeyrek final kapışması izlettireceklerine eminim. İyi olanın ve hakedenin kazanması dileğiyle, bir sonraki yazıda buluşmak üzere. ;)