Öncelikle geçtiğimiz sezon bu sahada yani Old Trafford'ta oynanan maça değinmek istiyorum. O maça Manchester United'ın sağ beki Rafael başta olmak üzere United savunmacılarının kademe hataları ve herzamanki gibi David de Gea'nın yediği hatalı goller damgasını vurmuştu. 4-4 biten o maçta son vuruşlarda biraz beceri ya da az biraz şans olsaydı, maçın son dakikalarında United skoru 5-2'ye getirebilirdi. Öyle kritik bir dönemeçte 2 puandan olmuşlardı ki, Kırmızı Şeytanlar adına şampiyonluk belki de Manchester City'nin o unutulmaz Queens Park Rangers maçından da önce, bu maçta kaçıyordu.
Hazır konusu açılmışken, biraz da Manchester United'ın geçtiğimiz sezon Theatre of Dreams yani Düşler Tiyatrosu diye adlandırılan kendi sahasındaki puan kayıplarına değinmek istiyorum. Manchester City'den, problem çocuk Mario Balotelli'nin perdeyi açan golünün ardından, o meşhur " Why Always Me? " ( Neden Herzaman Ben? ) yazılı atleti çıkardığı maçta, kendi sahalarında ezeli rakiplerine 6-1 yenilmişlerdi.
Ada futbolunda ender rastlanabilecek türden çizgiden çıkan topları, direkten dönen topları ve en önemlisi olmayan bir penaltı golü sonrası 1-1'e gelen maç sonrası Newcastle United karşısında 2 puan bırakmışlardı.
Yeniden kaleci David da Gea'nın başrollerde olduğu ve Dimitar Berbatov'un önce takımı aleyhine bir penaltıya sebebiyet verdiği ancak ardından attığı 2 golle maçı 2-2'ye getirdiği, 2-3'lük Blackburn Rovers mağlubiyeti de kendi sahalarında ki puan kaybı yaşanan 4 maçtan biriydi.
Şampiyonluk yarışındaki rakipleri Manchester City ise kendi sahasında yalnızca bir kez puan kaybetmişti. 3-3 biten söz konusu Sunderland maçında, City 3-1 yenikken Mario Balotelli bir serbest vuruşu kendisi kullanmak istemiş ancak Aleksandar Kolarov topun başına geçince sahalarda az gördüğümüz türden, kendi takımını sabote eden hareketlere imza atmıştı. Futbolun cilvesi midir bilinmez ancak o maçın son dakikalarında hem Aleksandar Kolarov hem de Mario Balotelli gol atmış, maç 3-3 bitmişti. Bu arada aklıma gelmişken şunu da ekliyeyim ki, geçtiğimiz sezon City'nin tek bir belalısı vardı, o da kesinlikle Sunderland idi! =)
Manchester United v Everton maçına ve yarına dönecek olursak, Manchester United'ın olası bir galibiyeti halinde en yakın rakibi Manchester City ile puan farkı 12'ye çıkacak. Tabii geçtiğimiz sezon nisan ayı gibi United'ın City önünde 8 puanlık bir avantajı elinde bulundurduğu ancak sezon sonunda şampiyonluğu kaçırdığını da anımsatmakta fayda görüyorum.
United için durum böyleyken, mütevazi sayılacak kadrosuyla David Moyes yönetiminde herzaman ki gibi muazzam işlere imza atan Everton'ın galibiyetinde ise onlar adına ilk 4, yani Şampiyonlar Ligi vizesi için mücadele tam gaz devam ediyor olacak.
Saha içerisine bakacak olursak, savunmanın heryerinde ve aynı zamanda ön liberoda oynayabilen Phil Jones'un biraz rahatsızlığı bulunurken, orta sahanın ortasından Darren Fletcher kesin olarak yok. Kanat oyuncusu Ashley Young ve orta sahanın savunmaya yönelik ismi Michael Carrick'in maç saatine yetişmesi bekleniyor.
United savunma hattında Rio Ferdinand'ın en uyum sağladığı partneri olan kaptan Nemanja Vidic ile ada futbolunda sezonun tartışmasız en isabetli transferi olan Robin van Persie, Şampiyonlar Ligi'nde ki zorlu Real Madrid maçı öncesi dinlendirilebilir.
Everton cephesinde ise takımın adeta herşeyi konumunda olan orta sahadan Marouane Fellaini'nin ufak bir sakatlığı var ancak Everton sağlık ekibi onu maç saatine yetiştirecektir diye düşünüyorum. Orta sahadan dediğime bakmayın bu arada, birçok yazımda vurguladığım üzere, Fellaini hertürlü pozisyonda hiç sırıtmadan ve yabancılık çekmeden oynayabilen ender oyunculardan. Yarına forvet hattında Nikica Jelavic yahut Victor Anichebe'nin yanında ya da bir kademe arkasında destek forvet olarak oynayabileceği gibi, orta sahanın tam ortasında da oynayabilir. Tecrübeli sağ bek Tony Hibbert ile o bölgenin alternatiflerinden Seamus Coleman ise kesin olarak yoklar. Bu mevkiide ise son derece sağlam bir savunmacı olan Phil Neville oynayacaktır.
Takımların muhtemel dizilişleri şu şekilde olacaktır kanısındayım;

Saha içi teknik analizde ise birbirine oldukça benzeyen 2 takım görüyorum. Her 2 takım da duran toplarda oldukça etkili hatta bence Premier Lig'in en etkili 2 takımı konumundalar. Her 2 takım da kanat organizasyonlarından rahatlıkla gol üretebiliyorlar. Burada United'ın sağ kanatından Antonio Valencia'nın bindirmeleri ve Rafael'in kişisel becerisi ön plana çıkarken, Everton içinse sol kanattan Leighton Baines destekli Steven Pienaar bindirmeleri oldukça etkili oluyor. Ve bir benzerlik daha, her 2 ekip de, ki özellikle United geriye düşse dahi maçı asla bırakmıyor hatta lehine çevirmesini oldukça iyi biliyor.
Bu analizlerim doğrultusunda yarın United'ın kişisel beceriler ile maçı koparma ve Marouane Fellaini gibi büyük bir kozun Everton adına maç saatine yetişememe ihtimallerini saymazsak, bizleri müthiş güzel bir maçın beklediğini söylersem abartmış olmam sanırım.
Son olaraktan sizlere her 2 takıma dair enteresan bazı istatistiki verileri sunmak istiyorum;
BİRE BİR İSTATİSTİKLER :
* Manchester United kendi sahasında son 14 resmi müsabakadır Everton'a karşı mağlubiyet yüzü görmedi.
* Manchester United rakibiyle kendi sahasında oynadığı 20 Premier Lig maçında 15 galibiyet alırken, 4 kez berabere kaldı ve yalnızca 1 kez sahadan mağlup ayrıldı.
* Everton'ın bu sahada ki son galibiyeti 1992 senesinde, 3-0'lık sonuçlaydı.
* Everton yarın kazanırsa, 1969-1970 sezonundan bu yana ilk kez ligde ki her 2 maçı da kazanmış olacak.
* Manchester United geriye düştüğü maçlardan tam 27 puan çıkarmasını bilirken, rakibi Everton ise geriye düştüğü maçlardan tam 21 puan çıkardı.
MANCHESTER UNITED :
* United kendi sahasında oynadığı son 9 Premier Lig maçını da kazandı.
* United kendi sahasında oynadığı son 16 Premier Lig maçının 15'inde 2 ve üzeri gol attı.
* Wayne Rooney adeta istim üzerinde ve son 9 Premier Lig maçında tam 10 kez rakip fileleri havalandırdı.
* Aynı Rooney bu sezon Premier Lig'de oynadığı 17 maçta da ya gol attı ya da gol pası verdi.
EVERTON :
* Everton'ın Premier Lig'de son 13 maçta yalnızca bir mağlubiyeti var.
* Everton bu sezon Premier Lig'de tam 12 kez berabere kaldı ve bunların 3 tanesi son 4 maçta geldi.
* Everton'ın gollerini baz aldığımızda, %58 ile bu sezon Premier Lig'in ilk yarılarında en çok gol atma yüzdesine sahip takım.
* Everton sol beki Leighton Baines bu sezon Premier Lig'de 80 ve üzeri gol pozisyonu yaratan ilk oyuncu oldu.
* Yarına büyük olasılıkla Everton kalesini koruyacak olan Tim Howard, tam 250. kez takımının formasını giymiş olacak.
* Yine büyük olasılıkla Everton'da 11'de çıkacak olan ve sağ bekte oynayacak olan Phil Neville ise maviler adına 300. kez ter dökecek.
