10 Şubat 2013 Pazar

MANCHESTER UNITED v EVERTON ( Teknik Analiz - Eksikler - İstatistikler )


          Öncelikle geçtiğimiz sezon bu sahada yani Old Trafford'ta oynanan maça değinmek istiyorum. O maça Manchester United'ın sağ beki Rafael başta olmak üzere United savunmacılarının kademe hataları ve herzamanki gibi David de Gea'nın yediği hatalı goller damgasını vurmuştu. 4-4 biten o maçta son vuruşlarda biraz beceri ya da az biraz şans olsaydı, maçın son dakikalarında United skoru 5-2'ye getirebilirdi. Öyle kritik bir dönemeçte 2 puandan olmuşlardı ki, Kırmızı Şeytanlar adına şampiyonluk belki de Manchester City'nin o unutulmaz Queens Park Rangers maçından da önce, bu maçta kaçıyordu.

          Hazır konusu açılmışken, biraz da Manchester United'ın geçtiğimiz sezon Theatre of Dreams yani Düşler Tiyatrosu diye adlandırılan kendi sahasındaki puan kayıplarına değinmek istiyorum. Manchester City'den, problem çocuk Mario Balotelli'nin perdeyi açan golünün ardından, o meşhur " Why Always Me? " ( Neden Herzaman Ben? ) yazılı atleti çıkardığı maçta, kendi sahalarında ezeli rakiplerine 6-1 yenilmişlerdi.

Ada futbolunda ender rastlanabilecek türden çizgiden çıkan topları, direkten dönen topları ve en önemlisi olmayan bir penaltı golü sonrası 1-1'e gelen maç sonrası Newcastle United karşısında 2 puan bırakmışlardı.

Yeniden kaleci David da Gea'nın başrollerde olduğu ve Dimitar Berbatov'un önce takımı aleyhine bir penaltıya sebebiyet verdiği ancak ardından attığı 2 golle maçı 2-2'ye getirdiği, 2-3'lük Blackburn Rovers mağlubiyeti de kendi sahalarında ki puan kaybı yaşanan 4 maçtan biriydi.

          Şampiyonluk yarışındaki rakipleri Manchester City ise kendi sahasında yalnızca bir kez puan kaybetmişti. 3-3 biten söz konusu Sunderland maçında, City 3-1 yenikken Mario Balotelli bir serbest vuruşu kendisi kullanmak istemiş ancak Aleksandar Kolarov topun başına geçince sahalarda az gördüğümüz türden, kendi takımını sabote eden hareketlere imza atmıştı. Futbolun cilvesi midir bilinmez ancak o maçın son dakikalarında hem Aleksandar Kolarov hem de Mario Balotelli gol atmış, maç 3-3 bitmişti. Bu arada aklıma gelmişken şunu da ekliyeyim ki, geçtiğimiz sezon City'nin tek bir belalısı vardı, o da kesinlikle Sunderland idi! =)

          Manchester United v Everton maçına ve yarına dönecek olursak, Manchester United'ın olası bir galibiyeti halinde en yakın rakibi Manchester City ile puan farkı 12'ye çıkacak. Tabii geçtiğimiz sezon nisan ayı gibi United'ın City önünde 8 puanlık bir avantajı elinde bulundurduğu ancak sezon sonunda şampiyonluğu kaçırdığını da anımsatmakta fayda görüyorum.
United için durum böyleyken, mütevazi sayılacak kadrosuyla David Moyes yönetiminde herzaman ki gibi muazzam işlere imza atan Everton'ın galibiyetinde ise onlar adına ilk 4, yani Şampiyonlar Ligi vizesi için mücadele tam gaz devam ediyor olacak.


          Saha içerisine bakacak olursak, savunmanın heryerinde ve aynı zamanda ön liberoda oynayabilen Phil Jones'un biraz rahatsızlığı bulunurken, orta sahanın ortasından Darren Fletcher kesin olarak yok. Kanat oyuncusu Ashley Young ve orta sahanın savunmaya yönelik ismi Michael Carrick'in maç saatine yetişmesi bekleniyor.
United savunma hattında Rio Ferdinand'ın en uyum sağladığı partneri olan kaptan Nemanja Vidic ile  ada futbolunda sezonun tartışmasız en isabetli transferi olan Robin van Persie, Şampiyonlar Ligi'nde ki zorlu Real Madrid maçı öncesi dinlendirilebilir.

          Everton cephesinde ise takımın adeta herşeyi konumunda olan orta sahadan Marouane Fellaini'nin ufak bir sakatlığı var ancak Everton sağlık ekibi onu maç saatine yetiştirecektir diye düşünüyorum. Orta sahadan dediğime bakmayın bu arada, birçok yazımda vurguladığım üzere, Fellaini hertürlü pozisyonda hiç sırıtmadan ve yabancılık çekmeden oynayabilen ender oyunculardan. Yarına forvet hattında Nikica Jelavic yahut Victor Anichebe'nin yanında  ya da bir kademe arkasında destek forvet olarak oynayabileceği gibi, orta sahanın tam ortasında da oynayabilir. Tecrübeli sağ bek Tony Hibbert ile o bölgenin alternatiflerinden Seamus Coleman ise kesin olarak yoklar. Bu mevkiide ise son derece sağlam bir savunmacı olan Phil Neville oynayacaktır.

          Takımların muhtemel dizilişleri şu şekilde olacaktır kanısındayım;


                         


           Saha içi teknik analizde ise birbirine oldukça benzeyen 2 takım görüyorum. Her 2 takım da duran toplarda oldukça etkili hatta bence Premier Lig'in en etkili 2 takımı konumundalar. Her 2 takım da kanat organizasyonlarından rahatlıkla gol üretebiliyorlar. Burada United'ın sağ kanatından Antonio Valencia'nın bindirmeleri ve Rafael'in kişisel becerisi ön plana çıkarken, Everton içinse sol kanattan Leighton Baines destekli Steven Pienaar bindirmeleri oldukça etkili oluyor. Ve bir benzerlik daha, her 2 ekip de, ki özellikle United geriye düşse dahi maçı asla bırakmıyor hatta lehine çevirmesini oldukça iyi biliyor.
Bu analizlerim doğrultusunda yarın United'ın kişisel beceriler ile maçı koparma ve Marouane Fellaini gibi büyük bir kozun Everton adına maç saatine yetişememe ihtimallerini saymazsak, bizleri müthiş güzel bir maçın beklediğini söylersem abartmış olmam sanırım.

          Son olaraktan sizlere her 2 takıma dair enteresan bazı istatistiki verileri sunmak istiyorum;
BİRE BİR İSTATİSTİKLER :
* Manchester United kendi sahasında son 14 resmi müsabakadır Everton'a karşı mağlubiyet yüzü görmedi.
* Manchester United rakibiyle kendi sahasında oynadığı 20 Premier Lig maçında 15 galibiyet alırken, 4 kez berabere kaldı ve yalnızca 1 kez sahadan mağlup ayrıldı.
* Everton'ın bu sahada ki son galibiyeti 1992 senesinde, 3-0'lık sonuçlaydı.
* Everton yarın kazanırsa, 1969-1970 sezonundan bu yana ilk kez ligde ki her 2 maçı da kazanmış olacak.
* Manchester United geriye düştüğü maçlardan tam 27 puan çıkarmasını bilirken, rakibi Everton ise geriye düştüğü maçlardan tam 21 puan çıkardı.


MANCHESTER UNITED :
* United kendi sahasında oynadığı son 9 Premier Lig maçını da kazandı.
* United kendi sahasında oynadığı son 16 Premier Lig maçının 15'inde 2 ve üzeri gol attı.
* Wayne Rooney adeta istim üzerinde ve son 9 Premier Lig maçında tam 10 kez rakip fileleri havalandırdı.
* Aynı Rooney bu sezon Premier Lig'de oynadığı 17 maçta da ya gol attı ya da gol pası verdi.


EVERTON :
* Everton'ın Premier Lig'de son 13 maçta yalnızca bir mağlubiyeti var.
* Everton bu sezon Premier Lig'de tam 12 kez berabere kaldı ve bunların 3 tanesi son 4 maçta geldi.
* Everton'ın gollerini baz aldığımızda, %58 ile bu sezon Premier Lig'in ilk yarılarında en çok gol atma yüzdesine sahip takım.
* Everton sol beki Leighton Baines bu sezon Premier Lig'de 80 ve üzeri gol pozisyonu yaratan ilk oyuncu oldu.
* Yarına büyük olasılıkla Everton kalesini koruyacak olan Tim Howard, tam 250. kez takımının formasını giymiş olacak.
* Yine büyük olasılıkla Everton'da 11'de çıkacak olan ve sağ bekte oynayacak olan Phil Neville ise maviler adına 300. kez ter dökecek.



5 Şubat 2013 Salı

2013 Ara Transfer Dosyası ( GELENLER - GİDENLER - ANALİZLERİM )


          Premier Lig'de, Liverpoollu yönetici ve Daniel Sturridge arasındaki üstteki el sıkışmayla başlayan ara transfer dönemi, 20 kulübün 120 milyon İngiliz Sterlini civarında harcama yapmasıyla sona erdi. Bu süreçte, yeniden yapılanma içerisindeki Liverpool, geçtiğimiz sezonki günlerini arayan Newcastle United ve ligde kalmak için saha dışında olağanüstü performans sergileyen Queens Park Rangers kulüpleri, söz konusu transfer harcamalarının %50'sinden fazlasını yaptılar. Rakamlar bu kadar fazla gözükse de, 2 sezon önceki ara transfer döneminde Fernando Torres, Andy Carroll gibi astronomik bedelli ara transferlerle birlikte 225 milyon İngiliz Sterlini harcandığını hatırlatmak isterim.

          Premier Lig kulüpleri son 2.5 sezonda İspanyol kulüplerine 200 milyon İngiliz Sterlini, Fransız kulüplerine 170 milyon İngiliz Sterlini, İtalyan kulüplerine 110 milyon İngiliz Sterlini, Alman kulüplerine ise 100 milyon İngiliz Sterlini transfer bedelleri ödediler.

          Şimdi sizlere Premier Lig'de alfabetik sıralamayla ilk 10 sırasında yer alan kulüplerin transfer listelerini ve bu transferlere dair analizlerimi sunmak istiyorum.


ARSENAL
:

Gelenler :
Nacho Monreal (Malaga, £8.7m)
Gidenler :
Marouane Chamakh (Kiralık, West Ham United), Johan Djourou (Kiralık, Hannover 96), Emmanuel Frimpong (Kiralık, Fulham)

Kişisel Görüşüm : Arsene Wenger'in Arsenal'ı bu kadar vahim durumdayken, sol bek Kieran Gibbs sakatlanmasa Malaga'dan Nacho Monreal bile transfer edilmeyecek ve takım, özellikle zayıf karın orta saha ve bitirici oyuncu eksikliğiyle sezonu tamamlayacaktı. Arsenal kulübünde neler olup bittiğini anlamak gerçekten çok zor!

ASTON VILLA :
Gelenler : Yacouba Sylla (£2m, Clermont Foot), Simon Dawkins (Kiralık, Tottenham Hotspur)
Gidenler :
Stephen Warnock (Bedelsiz, Leeds United)


Kişisel Görüşüm :  Sizlere ne zaman Aston Villa'yı yazdıysam hep ara transferde ada futboluna gedikli en az 2 tecrübeli ismin kadroya mutlaka katılması gerektiğinden bahsetmiştim. Bahsettiğim transferlerin gerçekleşmediğinden dolayı Aston Villa'nın bu sezon Premier Lig'de kalıp kalmaması yine son maçlarda belli olacaktır kanısındayım. Ancak bu kez önceki sezonlardan farklı olarak, ara transferdeki bu sessizlik sonrası en büyük küme düşme adaylarım arasında yer aldıklarını da vurgulamak isterim.

CHELSEA :

Gelenler : Yossi Benayoun (Kiralıktı, geri döndü.), Demba Ba (£7.5m, Newcastle United)
Gidenler : Lucas Piazon (Kiralık, Malaga), Daniel Sturridge (£12m, Liverpool)


Kişisel Görüşüm : 
Demba Ba transferi ne kadar olumlu ise, Daniel Sturridge'nin gönderilmesi de o kadar büyük kan kaybıdır görüşündeyim. Kira sözleşmesindeki maddeler nedir bilemiyorum ancak en azından Romelu Lukaku takıma geri çağrılmaydı görüşündeyim. Yani transfer konusunda Chelsea'de durum 1-1 gibi gözükse de, Rafael Benitez faktöründen ötürü Chelsea'de asıl durum 1-5 yeniktir iddiasındayım. Benitez ile ada futbolunda başarı gelmesi zor hatta zordan da öte imkansızdır.


EVERTON :
Gelenler :
John Stones (£3m, Barnsley)
Gidenler :
Ross Barkley (Kiralık, Leeds United)


Kişisel Görüşüm :
Twente'den Leroy Fer sağlık kontrolünden geçemezken, Sevilla'dan Alvaro Negredo transferinde de son anda pürüzler çıkınca Everton kadrosu yine yıldız oyuncu transfer edemediği gibi dar kadro yapısını aynen korumuş oldu. Tüm bu olumsuzluklara rağmen onların başında zor işlerin adamı David Moyes olduğunu hatırlatmak isterim. Ayrıca defansın sağında ve stoper mevkiisinde oynayabilen genç John Stones'un fazla vakit kaybetmeden 11'i zorlayacağını söyleyebilirim.


FULHAM
:

Gelenler :
Urby Emmanuelson (Kiralık, AC Milan), Chris David (Belirtilmedi, FC Twente), Emmanuel Frimpong (Kiralık, Arsenal),
Stanislav Manolev (Kiralık, PSV Eindhoven)
Gidenler : Stephen Kelly (Belirtilmedi, Reading), David Stockdale (Kiralık, Hull City)


Kişisel Görüşüm :
Martin Jol için bu ara transfer dönemi özellikle Urby Emmanuelson transferiyle oldukça faydalı geçmişe benziyor.  Londra temsilcisi ligi 10 ile 13. sıra arasında bitirir kanısındayım.


LIVERPOOL
:

Gelenler :
Daniel Sturridge (£12m, Chelsea),
Philippe Coutinho (£8.5m, Inter Milan)
Gidenler :
Nuri Sahin (Kiralık gelmişti, geri döndü.), Adam Morgan (Kiralık, Rotherham), Joe Cole (Belirtilmedi, West Ham), Danny Wilson (Kiralık, Hearts)


Kişisel Görüşüm :
Kitlenen maçlarda sonradan oyuna giren Joe Cole gibi artık futbolu unutmaya yüz tutmuş bir isme bel bağlanması büyük hataydı. Orta sahada ofansif anlamda ki bu sıkıntıyı gidermek adına birçok isimden aradaki ufak fiyat farklarından dolayı vazgeçip, Philippe Coutinho kumarına girdiler. Kumarı diyorum çünkü söz konusu genç yetenek birçok özelliğiyle bana Kaka'yı anımsatsa da, ada futbolunda bir Latin Amerikalı için işler normalden çok daha zordur. Kaldı ki yeni takımında birçok genç oyuncu var ve birçok maç bu tecrübesizlik takımdaki genç oyunculara ekstradan stres yüklüyor, yeteneklerini tam anlamıyla sahaya yansıtmalarına engel oluyor. Coutinho transferinin yanı sıra ada futbolundaki 2013 ara transferinin ilk resmi imzası olan Daniel Sturridge'ın gelir gelmez uyum sağlaması hatta müthiş katkı sağlamaya başlaması da Brendan Rodgers'ın elini biraz da olsa rahatlatan bir gelişme olarak dikkat çekti.


MANCHESTER CITY
:

Gelenler :
-
Gidenler :
Mario Balotelli (£17m, AC Milan), Alex Nimley (Kiralık, Crystal Palace), Omar Elabdellaoui (Kiralık, Eintracht Braunschweiger), Luca Scapuzzi (Kiralık, Varese)


Kişisel Görüşüm :
20 seneye yakındır süredir Premier Lig tutkunu birisi olaraktan Mario Balotelli'nin ada futbolundan uzaklaşmış olması kadar sevindirici bir gelişme olamaz kendi adıma. Bu takımın herhangi bir transfere ihtiyacı olmadığı kanısındayım. Yeter ki Roberto Mancini birazcık olsun oyunu okuyabilmeyi ve saha içerisine pozitif anlamda müdahale etmeyi öğrenebilsin.


MANCHESTER UNITED
:

Gelenler :
Wilfried Zaha ( £10m + £5m opsiyonlu, Crystal Palace)
Gidenler :
Angelo Henriquez (Kiralık, Wigan Athletic), Joshua King (£1m, Blackburn Rovers), Robbie Brady (£2m, Hull City), Scott Wootton (Kiralık, Peterborough United), Davide Petrucci (Kiralık, Peterborough United), Federico Macheda (Kiralık, Stuttgart)


Kişisel Görüşüm :
25 maç sonunda en yakın ve ezeli rakibi Manchester City'nin 9 puan önünde olan Sir Alex Ferguson'un Manchester United'ı alışılagelmişin dışında bir hareket sergileyerekten, ara transfer döneminde önemli bir rakam karşılığı Wilfried Zaha'yı renklerine bağladı. Zaha'nın sezon sonuna dek eski kulübünde kiralık oynayacak olması, United içerisindeki ahengin bozulmasını engellemiş olacağı gibi, Zaha için de olumlu olacaktır. Geçtiğimiz sezonun son maçının, uzatma dakikalarında yaşananlardan sonra mevcut puan farkına rağmen United şampiyon olur demekten çekiniyorum açıkçası.


NEWCASTLE UNITED
:

Gelenler :
Moussa Sissoko (Belirtilmedi, Toulouse), Yoan Gouffran (£2.8m, Bordeaux), Massadio Haidara (Belirtilmedi, Nancy), Mapou Yanga-Mbiwa (£7m, Montpellier), Mathieu Debuchy (£5.5m, Lille), Kevin Mbabu (Belirtilmedi, Servette)
Gidenler :
Demba Ba (£7.5m, Chelsea)


Kişisel Görüşüm :
Ara transferde Demba Ba gibi büyük bir kan kaybına istinaden takıma 5 tane Fransız futbolcu katıldı ve kulüpte ki Fransız oyuncu sayısı, rezerv lig oyuncusu Yven Moyo da dahil edilince tam tamına 11'e yükseldi.
İlk olaraktan sağ bek olan ve başarılı kanat bindirmeleri olan Mathieu Debuchy'den bahsetmek istiyorum. Onu Newcastle United forması altında oynadığı 3 maçta izleme fırsatım oldu ve bence takıma hücum anlamında fazlasıyla katkı sağlayacaktır. Ancak defansa geri dönüşleri unutmayıp, maç içerisinde dalmaması ve kademeye iyi girmesi gerekiyor. Zaten Newcastle United'ın belkide en büyük zaafıdır, kanatlarını iyi kapatamadığından, oralardan çok pozisyon vermesi, goller yemesi. Toparlamak gerekirse, Debuchy'nin o bölgedeki diğer 2 alternatif olan James Perch ve  Danny Simpson'dan daha verimli olacağı kanaatindeyim.

          Orta sahanın tam ortasına transfer edilen bir diğer Fransız Moussa Sissoko ise eğer beklenilen atılımı yaparsa ada futbolunda bir dönemlerin Patrick Vieira'sı, günümüzünse Yaya Toure'si olması pek muhtemel. Kendisi ilk maçı olan Aston Villa maçında bir gol pası atarken, cumartesi oynanan maçta attığı 2 golle Chelsea'yi yıkan oyuncu oldu.
Defansın her noktasında görev alabilen Fransız Mapou Yanga-Mbiwa ise kulüpte kalacağını açıklayan kaptan Fabricio Coloccini ile uyumlu bir partner olabilir.
Ara transferde takıma katılan 5 Fransız'dan bir diğeri olan Yoan Gouffran içinse, 2. bir Frank Riberry olabilecekken, yeterli gelişimi sağlayamayan ancak Hatem Ben Arfa'nın yeteneklerine sahip, önemli bir hücum silahı diyebilirim.
Beşinci ve son Fransız transfer olan sol bek Massadio Haidara'yı ise izleme fırsatı bulmadığımdan, kendisi hakkında bir yorumda bulunmak istemiyorum.


NORWICH CITY
:

Gelenler :
Luciano Becchio (Takas, Leeds United), Kei Kamara (Kiralık, Sporting Kansas City)
Gidenler :
Steve Morison (Takas, Leeds United), Elliott Ward (Kiralık, Nottingham Forest)


Kişisel Görüşüm :
Bu sezon istenilen verimi veremeyen Steve Morrison'un yerine, hücumda kaptan Grant Holt'a destek olması adına Luciano Becchio takası yapıldı. Emin olduğum birşey varsa, o da Becchio'nun son vuruşlarda Morrison'a göre kat be kat daha etkili olduğudur. Geçtiğimiz sezon ki takım havasından biraz uzaklaşmış olan Kanaryalar adına, kalan haftaların biraz zorlanarak geçeceği ancak Premier Lig'e tutunacakları bir sezon olacağı kanısındayım.

***


          Bir sonraki yazımda, Premier Lig'in alfabetik sıralamada yer alan diğer 10 kulübünün transferlerini listeleyip, bu transferlerin analizini yapacağım.

2 Şubat 2013 Cumartesi

Premier Lig 2-3 Şubat YAYIN AKIŞI

2 Şubat Cumartesi
14:45
- Queens Park Rangers v Norwich City ( Ligtv 3 )
17:00 - Newcastle United v Chelsea ( Ligtv 3 )
19:30 - Fulham v Manchester United ( Ligtv 3 )

3 Şubat Pazar
15:30 - West Bromwich Albion v Tottenham Hotspur ( Ligtv 3 )
18:00 - Manchester City v Liverpool  ( Ligtv 3 )