29 Ocak 2013 Salı

ASTON VILLA v NEWCASTLE UNITED ( Teknik Analiz - Eksikler - İstatistikler )


          Aston Villa o kadar hızlı bir düşüş içerisindeki, hani önüne hangi takım, hangi kulvarda çıkarsa çıksın, Villa cephesinde nakavt kaçınılmaz oluyor. Son olaraktan Federasyon Kupası'nda Millwall'a elendiler. Bu sezon yalnızca 3 maç haftası Villa adına olumlu şeyler yazdım. Geri kalan tüm Villa yazılarımda onların, özellikle Darrent Bent sorununu aşamadıkları sürece, Christian Benteke'nin tek forvet olarak sahaya çıktığı maçlarda kaybetmeye mahkum olduklarını ısrarla vurguladım. Buradaki eleştirim Benteke'ye değil. Aksine kendisini oldukça beğenenlerden biri de bizzat benimdir. Aralık 1990 doğumlu yani neredeyse 1991'li olan Zaire asıllı devşirme Belçikalı forvet, birçok maç amansızca koşuyor, pes etmeden mücadele ediyor, gol pozisyonlarına giriyor, gol atıyor ve en önemlisi orta sahaya gelerekten, birçok atağın başlangıcında adeta bir oyun kurucu görevi görüyor. Ancak takımın diğer geri kalanı gelecek için oldukça umut veren genç yeteneklerden oluşsa dahi en az 2 tane tecrübeli ismin yokluğu bariz şekilde hissediliyor.
Hani bu iş öyle bir boyuta geldi ki, tıpkı eş pozisyonlarda oynayan Titus Bramble, Wes Brown gibi oynadığı her takımda kimin elinde patlayacağı önceden kestirilemeyen bir el bombası olmasına rağmen, bu ligin gediklilerinden olan stoper Richard Dunne'ın bile sakatlığını atlatıp, takıma dönmesi Villa adına olumlu bir gelişme olacaktır. Takımda şu anda Ron Vlaar harici soğukkanlı kalabilen oyuncu yok dersem çok da abartmış olmam sanırım.

          Bir diğer formsuz ekip olan Newcastle United cephesine bakacak olursak, onlar geçtiğimiz sezonu adeta mumla arıyorlar. Menajer Alan Pardew ile tam 8 senelik mukavele imzalandıktan sonra tüm işler bir anda ters gitmeye başladı. Önce takımın özgüveninde gözle görülür bir düşüş yaşandı, sonra sakatlıklar baş göstermeye başladı ve son olaraktan takımın birkaç temel taşından biri olan golcü Demba Ba kulüpten ayrıldı.

          Ara transferde takıma 5 tane Fransız futbolcu katıldı ve kulüpte ki Fransız oyuncu sayısı, rezerv lig oyuncusu Yven Moyo da dahil edilince tam tamına 11'e yükseldi.

İlk olaraktan sağ bek olan ve başarılı kanat bindirmeleri olan Mathieu Debuchy'den bahsetmek istiyorum. Onu Newcastle United forması altında oynadığı 2 maçta da izleme fırsatım oldu ve bence takıma katkı sağlayacaktır. Ancak defansa geri dönüşleri unutmayıp, maç içerisinde dalmaması ve kademeye iyi girmesi gerekiyor. Zaten Newcastle United'ın belkide en büyük zaafıdır, kanatlarını iyi kapatamadığından, oralardan çok pozisyon vermesi, goller yemesi. Toparlamak gerekirse, Debuchy'nin o bölgedeki diğer 2 alternatif olan James Perch ve  Danny Simpson'dan daha verimli olacağı kanaatindeyim.

          Orta sahanın tam ortasına transfer edilen bir diğer Fransız Moussa Sissoko ise eğer beklenilen atılımı yaparsa ada futbolunda bir dönemlerin Patrick Vieira'sı, günümüzünse Yaya Toure'si olması pek muhtemel.
Defansın her noktasında görev alabilen Fransız Mapou Yanga-Mbiwa ise kulüpte kalacağını açıklayan kaptan Fabricio Coloccini ile uyumlu bir partner olabilir.
Ara transferde takıma katılan 5 Fransız'dan bir diğeri olan Yoan Gouffran içinse, 2. bir Frank Riberry olabilecekken, yeterli gelişimi sağlayamayan ancak Hatem Ben Arfa'nın yeteneklerine sahip, önemli bir hücum silahı diyebilirim.
Beşinci ve son Fransız transfer olan sol bek Massadio Haidara'yı ise izleme fırsatı bulmadığımdan, kendisi hakkında bir yorumda bulunmak istemiyorum.

          Aston Villa'dan neden bahsetmediğimi düşünenlere hemen söylemekte fayda var ki; Villa ara transferde şu ana dek sessiz kalmayı tercih etti.

EKSİK OYUNCULAR :

          Aston Villa 20, Newcastle United ise 21 puanda bulunuyor ve her 2 takım da tam olarak düşme hattında bulunuyorlar. Tam tabiriyle 6 puan değerindeki bu maçta ev sahibi Aston Villa cephesinde,
hem ön liberoda hem de stoper mevkiinde oynayabilen genç Chris Herd ile bir diğer genç stoper Nathan Baker kesin olarak yoklar. Ancak tecrübeli stoper Richard Dunne ile onun biraz önünde oynayan bir diğer genç yetenek Fabian Delph'in durumları maç saatinde netlik kazanacak.
Sağ kanadın alternatif isimlerinden genç Marc Albrighton sakat olduğundan, efsane kaptan Stilian Petrov ise uzun süredir gördüğü kanser tedavisinden ötürü takımdan ayrı kalacak isimler arasında yer alıyor. Orta sahanın defansif isimlerinden Karim El Ahmadi ise ülkesiyle Afrika Uluslar Kupası'nda mücadele ettiğinden, maç kadrosunda yer almayacak.


          Konuk Newcastle United cephesinde ise orta sahanın önemli ismi Yohan Cabaye'ın yanısıra, Demba Ba'nın gidişi sonrası tüm gözlerin üzerine çevrildiği forvet Papiss Cisse'nin ufak sakatlıkları var ancak maç saatine kadar hazır olmaları bekleniyor. Savunma kurgusundan Danny Simpson, Ryan Taylor ve hücum organizasyonlarının bir numaralı ismi Hatem Ben Arfa sakatlıklarından ötürü takımdan uzak kalacak isimler. Orta sahanın olmazsa olmazlarından olan, savaşçı Cheik Tiote ise ülkesiyle beraber Afrika Uluslar Kupası'nda olan bir diğer isim olduğundan, bu akşamki maç kadrosunda yer almayacak.


BİRE BİR İSTATİSTİKLER :
  • Aston Villa kendi sahasında rakibine karşı en son 2005-2006 sezonundan oynanan ve gollerin ilk yarım saatte geldiği maçta, şu anda Aston Villa'da oynayan Charles N'Zogbia'nın da gol attığı maçta 2-1 yenilmişti. 
  • 2 ekip arasında oynanan son 10 lig maçında Newcastle United 4, Aston Villa 3 galibiyet alırken, 3 maçtan galip çıkmadı.
  • Her 2 kulüp de ilk 23 maç itibariyle Premier Lig tarihlerindeki en kötü performanslarına imza attı.
ASTON VILLA :
  •  23 maçta toplanan 20 puanla beraber, aynı maç sayısında aynı puanı topladıkları ve küme düşmekten son anda kurtuldukları 1955-1956 sezonunu anımsatıyorlar.
  • Ligde tam 6 maçtır galibiyet yüzü göremiyorlar.
  • Kendi evlerinde oynadıkları son 6 lig maçında yalnızca 1 gol atabildiler.
  • Premier Lig'de oynanan ilk 45 dakikalar baz alındığında Aston Villa puan tablosunda 6. sırada yer alacaktı. Bu da birçok yazımda vurguladığım tecrübeli oyuncu eksikliğinin istatistiklerle doğrulanması olsa gerek!
NEWCASTLE UNITED :
  • Bu sezon deplasmanda maç kazanamayan tek ekip konumundalar. Tüm kulvarları da dahil edecek olursak, tam 17 maçtır deplasman galibiyetleri bulunmamakta.
  • Şimdiden geçtiğimiz sezonki mağlubiyet sayısını geçtiler.
  • Kalelerinde gördükleri 11 kafa golü ile bu istatistikte ligin en kötüsü konumundalar.
  • Premier Lig'de bir sezonda en fazla Fransız oyuncu oynatma rekoru 7 oyuncu. Newcastle United hava toplarında ligin dibinde ancak bu konuda muhtemelen ligin zirvesinde yer alacaklar.

Premier Lig 29-30 Ocak YAYIN AKIŞI


12 Ocak 2013 Cumartesi

Queens Park Rangers v Tottenham Hotspur RESMİ KADROLAR VE MAÇ ANALİZİ

                                                          RESMİ MAÇ KADROLARI

QPR :
Cesar, Hill, Onuoha, Nelsen, Da Silva, Mbia, Park, Derry, Taarabt, SWP, Mackie. Yedekler : Green, Ferdinand, Cisse, Ben Haim, Faurlin, Bothroyd, Campbell.

SPURS :
Lloris - Walker v Vertonghen v Dawson v Naughton - Lennon v Sandro v Dembele v Bale - Adebayor v Defoe
Yedekler : Friedel, Caulker, Assou-Ekotto, Parker, Huddlestone, Sigurdsson, Dempsey

QPR cephesinde hücum silahlarından olan ancak sezon içerisinde oldukça verimsiz olan Hoilett yok. Orta sahadan Diakite ise Afrika Uluslar Kupası için ülkesine döndü. Johnson ve Zamora gibi Premier Lig'in 2 gedikli forveti ise zaten uzun süredir sakatlar.

Spurs cephesinde ise sol bek Ekotto ve orta sahanın dinamasu Parker sakatlıklarını tam atlatamadıkları için yedek kulübesindeler. Başka da mühim bir eksik yok.

Son olaraktan şunu da hatırlatmakta fayda var ki, QPR ekibinin başında Spurs'tan kovulan kurt hoca Harry Redknapp var.

Bazı Enteresan İstatistikler :

* Spurs'un QPR deplasmanında çıktığı son 5 Premier Lig maçının karnesi 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyet olarak dikkat çekiyor.

* QPR bu sezon Premier Lig'de yalnızca 6 nmaçta öne geçebildi. Bu alanda ligin en kötüsü konumundalar.

* QPR gollerinin %35'i ceza sahası dışından gelen şutlarla atıldı. Bu alanda ise ligin zirvesindeler.
* QPR girdiği pozisyon ve kaleye yolladıkları şutların yalnızca %8'ini gole çevirerekten, bu alanda da ligin en kötüsü konumundalar.

* Spurs ise attığı gollerin %72'sini maçların 2. yarısında attı ve bu alanda ligin zirvesindeler.

* Spurs'un orta sahasının ortasında oynayan Sandro, bu sezon 79 kez rakip hücumlarını keserekten, bu alanda zirvede yer alıyor.
* Spurs rakip kalelere tam 133 isabetli şut gönderdi ve bu alanda Manchester City'den sonra en iyi takım konumundalar.
* Spurs son 9 Premier Lig maçında 7 galibiyet, 1 beraberlik alırken, yalnızca 1 maçta sahadan mağlup ayrıldı.
* Spurs bu sezon tüm deplasman maçlarında gol atma başarısı gösteren tek takım konumunda.

9 Ocak 2013 Çarşamba

önce drogBA sonra demba BA, torres bu kez işin zor be BABA !


          1985 Paris doğumlu olup, 16 kez Senegal Milli Takımı formasını giyen Demba Ba, West Ham United’a 2010-2011 sezonun ikinci yarısında gelmesine rağmen, o sezon kulübün en çok gol atan oyuncusuydu. West Ham United forması altında, 11'de sahaya çıktığı 12 maçta 7 gol atmış ancak kulübü o sezon küme düşünce, sözleşmesindeki madde gereği serbest kalmıştı. Ardından Newcastle United kendisini bonservis bedeli olmaksızın, oynadığı maç başına ücretlendirme karşılığı renklerine kattı.
Aslında kendisinin adaya gelmesi biraz daha erken olacaktı fakat kulis arkalarında kronikleştiği söylenen diz sakatlığından ötürü, 6 milyon İngiliz Sterlini bedelindeki teklifle gelen Stoke City’nin sağlık kontrolünden geçemedi. Premier Lig başlangıcını rötarlı da olsa West Ham United kulübü ile yapmış oldu.
Aynı Demba Ba kendisini sakat diye almayan Stoke City ekibine en anlamlı yanıtı Britanya Stadı’nda oynanan maçta Newcastle United forması altında rakip fileleri üç kez havalandıraraktan vermişti.

          Newcastle United forması altındaki ilk sezonunda, Premier Lig'de tam 16 gol atma başarısı göstermesine rağmen, birçok zaman övgüyle bahsettiğim Newcastle taraftarı onu ilk haftalarda gol atamadığından ve özellikle Aston Villa ile Queens Park Rangers deplasmanlarındaki vasat oyunu sonrası ıslıklayarak protesto etmişti. Ancak daha sonraki haftalarda bambaşka bir kimliğe bürünen Ba, özellikle zor pozisyonlarda topu en umulmadık noktaya yollama başarısıyla, 1.89'luk boyunun aksine muazzam bir yer hakimiyeti ve vuruş tekniği gösteriyordu. Rakip savunmacılarla omuz omuza mücadeleden asla kaçmamaya ve aldığı topları gerek sert ve isabetli şutlarıyla, gerekse kestiği tehlikeli ortalarla etkili kullanmaya başlamıştı.
Newcastle United'a transferinden bu yana kendini akıl sınırlarını zorlayacak seviyede geliştiren, ceza sahası içerisinde topla buluştuğu an, hangi pozisyonda olursa olsun topu kalecileri zorda bırakacak şekilde kaleye isabet ettirebilen bu yıldız oyuncu, bonservis bedeli ödenmeden transfer olduğu Newcastle United'tan, 2013 itibariyle 7 milyon İngiliz Sterlini civarı bir rakam karşılığı Londra yolunu tuttu. Chelsea'ye attığı imza henüz kurumadan kendini Federasyon Kupası maçında Southampton karşısında ilk 11'de buldu ve o da herzamanki gibi yeni kulübünde de yabancılık çekmeden, daha ilk maçında 2 gol birden atma başarısı gösterdi.
Ligde bu sezon şimdiden 13 gole ulaşan, 8 çocuklu Ba ailesinin bir ferdi olan Demba Ba, bir röpörtaj esnasında, ada futbolundaki bu hızlı yükselişini ve özgüven dolu son vuruşlarını, sürekli yediği çilek reçeline bağlamıştı.

                                     

          Fernando Torres geçtiğimiz birkaç sezonun aksine bu sezon 7'si ligde olmak üzere toplamda 14 gole ulaşmasına rağmen, her geçen gün yetenekleri körelen bir oyun sergiliyor. Kendine özgüvenini yitirmiş durumda ve onu arkadan Juan Mata, Eden Hazard, Oscar ve hatta Victor Moses gibi isimler besliyor olmasına rağmen ne doğru pozisyonu alabiliyor ne de girdiği pozisyonları, üstelik birçoğu %100'lük gol pozisyonu olmasına rağmen gole çevirebiliyor.
Chelsea'ye 50 milyon İngiliz Sterlini gibi astronomik bir transfer bedeli karşılığında gelen 28 yaşındaki ' El Nino ' lakaplı İspanyol golcü, geçen sezon Didier Drogba'nın gölgesinde kalmaktan şikayet ediyordu. Ancak sezon başı itibariyle hem Didier Drogba hem de bir diğer forvet alternatifi olan Salomon Kalou ile Chelsea'nin yolları ayrılmıştı. Kaldı ki Torres adada 46 lig maçında yalnızca 7 gol atarak gittiği 2012 Avrupa Şampiyonası'nda biraz silkelenir gibi olmuştu. Fiziksel açıdan yeterli olmasa da, istek - arzu olaraktan toparlanma sinyalleri verir gibi olduğu ve yukarıda belirttiğim 2 forvetin yanı sıra takımdaki genç forvet Romeu Lukaku'nun West Bromwich Albion'a kiralık verildiği bir dönemde Torres'in bu sezon 20 lig maçında yalnızca 7 gol atabilmesi başka bir başarısızlık hikayesi olsa gerek.
Ona alternatif tek forvet adayı olan ve ara transfer döneminde Liverpool'a giden Daniel Sturridge ise ilerideki santrafor rolünden çok, kanatlara kaçmayı seven, bir nevi forvet arkası isimdi. Yani Torres'in bu sezon patlama yapması için tüm olanaklar çoktan seferber edilmiş, herşey onun lehine gelişmişti.

          Kulübün sahibi Roman Abramoviç tarafından ısrarla tutulan hatta bir nevi Abramoviç'in adamı olan Fernando Torres'e karşı olan eleştirilerimi biraz da istatistiklerle desteklemek istiyorum.
Geçtiğimiz sezonki başarısızlığının sebebi olaraktan, gölgesinde kaldığını iddia ettiği Fildişi Sahilleri'nin efsanevi golcüsü Didier Drogba, Chelsea kulübüyle çıktığı 220. maçında 100 gol barajına ulaşmıştı. Yine aynı Drogba kulüp tarihine en çok gol atan yabancı oyuncu olarak ismini yazdırırken, onun gol attığı maçlarda Chelsea tam 63 kez galip gelirken, 15 maç berabere bitmişti ve yalnızca 3 maçta sahadan mağlubiyetle ayrılmışlardı.
Söz konusu ismin Chelsea'ye maliyeti ise Torres'in maliyetinin tam 26 milyon İngiliz Sterlini daha altındaydı.
Kaldı ki bu sezon Robin van Persie'nin golleri olmasa Manchester United şu anda 1. değil, 11. sırada olacaktı. Luis Suarez'in golleri olmasa Liverpool şu anda 8. değil 18. sırada olacaktı. Fernando Torres'in golleri olmasa Chelsea şu anda yine 4. sırada olacaktı diye bir tabloyu sizlere sunarsam, tüm yazımı özetlemiş olurum diye düşünüyorum.