30 Kasım 2012 Cuma

WEST HAM UNITED v CHELSEA Maç Analizi ve İstatistikler


          Rafael Benitez'in Chelsea menajerliğine getirilmesinden bu yana 10 gün geçti. Londra ekibi bu 10 günlük süre zarfında kendi sahasında önce Manchester City daha sonra Fulham'ı konuk etti. Her 2 maçtan da 0-0'lık beraberlikle ayrıldılar. Bu kadar kısa süre zarfında Rafael Benitez'den birşeyler yapmasını beklemek mucize olur diyenlere, tam anlamıyla adaletsizce kulüpten uzaklaştırılan bir önceki menajer Roberto Di Matteo'dan bahsetmek isterim. Di Matteo menajerliğe getirildikten 2 gün sonra, önce Federasyon Kupası'nda takımına tur atlattı, daha sonra ligde Stoke City karşısında galibiyet aldı ve hemen ardından Şampiyonlar Ligi'nde, Napoli karşısında 3-1'in rövanşında 4-1'lik zaferle takımını bir sonraki tura taşıdı.
         
          Rafael Benitez'in gelişiyle ilgili yazdığım yazıda, kendisinin birçok çevre tarafından bir futbol dehası olarak adlandırılmasını abartılı bulduğumu belirtmiştim. İyi giden ve kazanan takımı dahi bozup, 99 maç üst üste farklı 11 ile sahaya çıkmasını, altyapıya önem vermiyor olmasını, Liverpool'u zirveye taşıyabilmesi imkansız olan, vizyonsuz isimleri transfer etmesini ve daha birçok konuda kendisini eleştirmiştim.
Bu cumartesi Londra derbisi hüviyetinde olan deplasman maçında, Sam Allardyce'ın West Ham United ekibiyle karşılacaklar. Sam Allardayce ile Rafael Benitez'in adadaki teknik adamlık kariyerlerinde birbirleriyle çok iyi anlaştıklarını söylemek zor hatta birbirlerinden hiç haz almadıklarına eminim diyebilirim.
Benitez ve ekibinin bu maçta ilk hedefi gol bulmak olacaktır. Bu konuda da şu an için Fernando Torres'e bel bağlamış durumdalar. 50 milyon İngiliz Sterlini karşılığı Chelsea'ye transfer edilen ve büyük hayal kırıklığı yaşatan Fernando Torres yani El Nino'nun geçtiğimiz sezon iki şikayeti vardı. Bunlardan öncelikli olan, Didier Drogba'nın gölgesinde kalmaktı. Sezon başı Didier Drogba ve bir diğer forvet olan Salomon Kalou ikilisi takımdan gönderildi. Diğer şikayeti ise yeterince top alamamaktı ancak bu sezon Juan Mata, Eden Hazard ve hatta Oscar gibi üç isim tarafından belki de Premier Lig'in en fazla beslenen santraforu konumuna geldi. Kısacası her iki şikayeti de fazlasıyla giderilmiş ve El Nino için eşsiz bir ortam sağlanmıştı.
Gerçi sezon öncesi değerlendirme yazımda, Chelsea gibi bir kulübün santraforda tek bir isme bel bağlamasının ne denli yanlış olduğunu ısrarla vurgulamaya çalışmıştım. Diğer forvetlerden Daniel Sturridge sağ kanada, Victor Moses ise sol kanada kaçmayı seven, hücuma yönelik birer ofansif kanat oyuncusu hüviyetindeler. Takımdaki bir diğer forvet Romelu Lukaku ise West Bromwich Albion'a kiralanmış durumda.
El Nino için mevcut ortam, patlama yapmak için bu denli elverişli olmasına rağmen o birçok maç yine özgüvenini yitirmiş halde, ne o eski driplinglerini atabildi ne de oldukça müsait pozisyonları gole çevirmesini bildi.
Aslında ben dikkatleri biraz da farklı bir noktaya çekmek istiyorum. Kendim de dizinden ağır bir sakatlık ardından operasyonlar geçirmiş biri olduğumdan, diz ve adele konusunda insan bedeninin ne kadar kırılgan olduğunu çok iyi bilirim. Dizinden sakatlık geçiren bir sporcunun, üstelik bir futbolcunun bugüne dek yüzlerce örnekte olduğu gibi eski formuna kavuşmasının ne denli zor olduğunu anımsamakta fayda görüyorum. Ben El Nino'nun biraz da bu sıkıntıdan ötürü eski günlerine kavuşamadığı kanısındayım.

          Tekrardan Chelsea cephesine dönecek olursak öncelikle takımın 2 kaptanı olan John Terry ve Frank Lampard'ın sakatlıkları dikkatimi çekiyor. Aldığı tüm topları tabiri caiz ise dam dum kullanan, ceza sahası içerisinde her an herşeyi yapabilme riskine sahip ve ayrıca onca duran top ustasına rağmen birçok serbest atışta topun başına geçmeyi ve o topları tribünlerin ikinci katına göndermeyi çokça seven David Luiz bu maçta sarı kart cezalısı olduğundan oynayamayacak. Hem Terry hem Luiz olmayınca Gary Cahill yeniden forma şansı bulacak ve Branislav Ivanovic ile stoper mevkiisinin diğer ismi olacaktır. Daniel Strurridge sakat olduğundan Rafael Benitez'in Liverpool'dan da öğrencisi olan Fernando Torres muhtemelen yine 11'de başlayacaktır. Son Fulham maçında Juan Mata kesik yemişti ancak Ryan Bertnard çok kötü bir oyun sergiledi ve bu maç Mata yeniden forma şansı bulacaktır kanısındayım.

          Sezona Jussi Jaaskelainen gibi tecrübeli bir file bekçisini transfer ederek başlayan West Ham United'ta bu sezon 7-8 maçında 90 dakika izleme fırsatım oldu. Onlar adına en çok dikkatimi çeken konu defans kurgularının karmaşık olması diyebiliriz. Beklerden yeterli ofansif desteği alamadıkları gibi gerek Joey O'Brien gerekse George McCartney kademe anlayışında oldukça cılız isimler bence. Kaldıki stoper mevkiisindeki isim olan James Collins'i Aston Villa'da forma giyerkende yetersiz buluyordum. Collins hemen hemen her maç fahiş bir kademe hatası yapıyor. Premier Lig'de ki birçok stoper tercihinde tecrübeli isimler tercih edilir ancak en basitinden mevcut Collins örneğinde bile benim şahsi kanaatim, o bölgede bir West Ham Futbol Akademisi ürünü olan James Tomkins gibi genç ve gelecek vaaden bir ismin üzerinde durulmasıdır. Uzun vadede çok daha karlı bir yatırım yapılmış olur kanaatindeyim. O bölgede Winston Reid'in de vasatın üzerinde olduğunu ve özellikle rakibin şişirdiği topları iyi topladığını söyleyebilirim. Sağ bek mevkiisinde ise Guy Demel isminin üzerinde ısrarcı olunması taraftarıyım. Defans kurgusuna dair son olarak şunu söylemeliyim ki, hava toplarında ne kadar etkililerse, rakipten gelen ara pasları karşılarken bir o kadar bocalıyorlar ve Juan Mata, Eden Hazard gibi zeka dolu, ince paslar atabilen 2 isim karşısında yarın çok zorlanacaklarına eminim.

          Orta sahaya gelecek olursak, mücadeleci ve her geçen sezon üzerine birşeyler katan oyun yapısıyla dikkatimi çeken Mark Noble'ın sarı kart cezası bitti. Orta sahayı daha detaylıca yorumlamak gerekirse, ön liberoda Mohamed Diame, önünde Mark Noble, müthiş ortaların adamı Matt Jarvis ve hücumlara yön veren, forvet arkası tecrübeli isim Kevin Nolan var ve bu isimlerin takıma katkılarını beğeniyorum.
West Ham United'ın Big Sam lakaplı çokça sevdiğim menajeri Sam Allardyce, forvet hattında pivot santfor oynatmayı seviyor. O bölgede şu aralar Carlton Cole yerine ada futbolunda ismi üzerinde sıkça tartışmalar yaşanan Andy Carroll denenmekte. Carroll'ın birşeyler yapma isteğine lafım yok ancak yetenekleri konusunda ciddi şüphelerim olduğunu belirtmek isterim. Kendisinin bu maç öncesi ufak bir sakatlığı var ancak maç saatine dek iyileşmesi bekleniyor.

          Takımdaki diğer eksik isimlere göz gezdirecek olursak, yukarıda eleştirdiğim sol bek George McCartney'in ufak bir sakatlığı bulunurken, ön libero Alou Diarra yine sakat ancak Mohammed Diame o bölgede sırıtmıyor. Orta sahanın ofansif alternatiflerinden Yossi Benayoun ise Chelsea'den kiralandığı için anlaşma gereği oynamayacak. Bir diğer ofansif silah olan, Big Sam'in Bolton Wanderers döneminden de öğrencisi olan Ricardo Vaz Te sakat olduğu için kadroda yer almayacak son önemli eksik olarak göze çarpıyor.



           Yarın karşılıklı oynama ihtimalleri yüksek olan 2 takımın santraforu yani Fernando Torres ve Andy Carroll'ın birbirleriyle ilgili enteresan bir bağı var. Chelsea, Torres için Liverpool'a önce 40 milyon İngiliz Sterlini daha sonra ise 50 milyon İngiliz Sterlini teklif ediyor ve transferin bitimine saatler kala Fernando Torres'i renklerine bağlıyordu. O gün, transferin bitimine yine saatler kala, Liverpool ise 30 milyon İngiliz Sterlini ile gittiği Newcastle United kulübünün kapısından, 35 milyon İngiliz Sterlini karşılığında Andy Carroll'ı transfer ederek dönüyordu. Transfer hikayeleri birbirine bu kadar benzeyen ve bir nevi birbirlerine bağlı olan bu 2 oyuncunun da bu transferler sonrası geçen 2.5 sezondur ortaya koydukları başarısız performans da yine birbirlerine benzemektedir.


Bire Bir İstatistikler :

* Chelsea 2003'ün mayıs ayından bu yana oynana son 12 lig maçında rakibine karşı 10 galibiyet alırken, 2 kez de berabere kaldı ve hiç mağlubiyet yaşamadı. Ayrıca bir de kupa mücadelesi oynandı ve o maçta da galip gelen taraf Londra'nın mavileriydi.
* Chelsea rakibine karşı son 3 maçta da en az 3'er gol atmış.
* West Ham United kendi sahasındaki son 2 lig maçını kazanamazken, Chelsea ise 2'si lig, 2'si Şampiyonlar Ligi olmak üzere, son 4 deplasman maçından galibiyet çıkaramadı.



WEST HAM UNITED :


* West Ham United son 6 maçında yalnızca 1 galibiyet aldı.

* West Ham United, Premier Lig'in ilk 10 sırasındaki takımlarla oynadığı 6 maçtan yalnızca 2 puan çıkarabildi.
* West Ham United bu sezon ligde kafa golü yemeyen tek takım konumunda.

 * Andy Carroll eğer ilk 11'de başlarsa, bu onun Premier Lig'de ilk 11'de sahaya çıktığı 100. maçı olacak.
* Mark Noble bu maçta oynarsa, West Ham United forması altındaki 200. maçına çıkmış olacak.



CHELSEA :

* 2003 senesinde Chelsea'yi satın alan Rus Roman Abramoviç'in bugüne dek olan en kötü sezon başlangıcına imza attı. Chelsea bu sezon 14 maçta 26 puan toplayabildi.
* Aynı Chelsea tam 6 maçtır ligde galibiyet alamıyor.
* Chelsea sezona fırtına gibi girmiş ve ilk 8 maçında 19 gol atmıştı ancak ardından gelen 6 maçta yalnızca 5 gol atabildiler.
* Fernando Torres'in West Ham United'a karşı 6 maçta 6 golü var ancak aynı Torres son 11 resmi maçta yalnızca 1 gol atabildi. Premier Lig'de ise son golünü Norwich City'ye karşı attı ve bu golden sonra tam 10 saat 49 dakikadır ağları havalandıramıyor.
* Yarınki Londra derbisinin hakemi Martin Atkinson ile Chelsea'nin yüzü gülüyor desem doğru olur sanırım. Atkinson'sın düdük çaldığı maçlarda Chelsea 18 galibiyet alırken, 4 maçtan beraberlikle ayrıldı ve yalnızca 2006 ağustosundaki sezon öncesi kupası olan, Community Shield Kupası'nda Liverpool'a karşı 2-1 yenildiler.




Yarın öğlen oynanacak bu Londra derbisi öncesi sizlere son olaraktan bu sezon oynanan Londra derbilerini içeren bir tablo sunmak istiyorum.