8 Mart 2017 Çarşamba

Bir Zamanlar 'Fergie Time' Vardı Yahu?!?


     Manchester United ve aynı zamanda dünya futbol tarihinde ender rastlanabilecek bir uzun soluklu, istikrar dolu başarı hikayesinin sahibi Sir ünvanlı Alex Ferguson'u tanımayanımız yoktur. Ada futbolunu biraz daha yakından takip edenler Sir Alex Ferguson'un yanı sıra 'Fergie Time' adı verilen ve adeta Ferguson ile bütünleşen uzatma dakikalarını da mutlak suretle duymuştur.

     Takvimler 10 Nisan 1993'ü gösterirken yeniden dizayn edilen ve Premier Lig adını alan İngiltere'nin yerel bazdaki en üst düzey liginde Manchester United'ın konuğu Sheffield Wednesday idi. Konuk ekibin 1-0 üstünlüğü ile girilen son 4 dakikada kaptan Steve Bruce savunmadan ileri çıkıyor ve akıl dolu bir kafa golü ile skor tabelasını 1-1'e getiriyordu. Maçın hakemi Mike Peck maçın normal süresine tam 7 dakika 16 saniye ekliyordu ve uzatmaların bitimine saniyeler kala kaptan Steve Bruce bir kez daha sahne alıyor, sağ kanattan gelen ve rakip savunmadan seken topu yine bir kafa vuruşu ile rakip ağlara yolluyordu.

2-1 kazanılan maç aynı zamanda uzun seneler konuşulacak ve son senelerde adeta resmi bir futbol terimi hüviyeti kazanmış olan 'Fergie Time' yani 'Ferguson'un Dakikaları' tabirinin, daha da açmak gerekirse özellikle Sir Alex Ferguson'un talebeleri yenikken fazlaca verildiği iddia edilen uzatma dakikalarının da başlangıcı oluyordu.

 



Uzatmalar Hep United'a mı Yaradı?

     Bu konuda Sir Alex Ferguson döneminde Manchester United ve başlıca rakiplerinin ortalama dakikalarını gösteren istatistiklere göz atarak fikir edinmeye başlayabiliriz. Manchester United bir Premier Lig maçında öndeyken maçın ortalama oynanma süresi 93 dakika 18 saniye, skor olarak gerideyken ise 94 dakika 37 saniye.

Premier Lig'in ilk seneleri pek de iddialı olmayan ancak özellikle kulübün Roman Abromovich tarafından satın alınmasının ardından son 12 sezonda 4 şampiyonluk yaşayan Chelsea'nin ise o senelerde önde olduğu maçlarda ortalama 93 dakika 12 saniye oyun oynanırken, skor olarak geride olduğu maçların ortalama süresi ise yalnızca 92 dakika 41 saniye idi. Yani Chelsea gerideyken kendilerine Manchester United'a oranla çok daha az uzatma dakikası, dolayısıyla kalan kısıtlı zamanda çok daha az maçı çevirebilme şansı verilmişti. ( Paragrafın başında da vurguladığım üzere, bu istatistik Sir Alex Ferguson dönemini içermektedir. )

     Manchester United'ın skor olarak önde ve gerideyken verilen uzatma dakikaları arasındaki fark kendi lehlerine 79 saniye iken, bu süre Liverpool'da 56 saniye, Manchester City'de 50 saniye, Tottenham Hotspur'da 25 saniye, Arsenal'da 18 saniye ve Chelsea'de ise aleyhte olarak -31 saniye olarak dikkat çekmekte.


     'Fergie Time' olarak algılanmaya başlanılan uzatma dakikalarında Sir Alex Ferguson yönetimindeki Manchester United, 1992 - 2013 yılları arasında tam 81 gol buldu. Yine Sir Alex Ferguson yönetimindeki Manchester United, Premier Lig dışında da, özellikle 1999 Şampiyonlar Ligi Finali'nde Bayern Münih karşısında 1-0 yenik girilen 3 dakikalık uzatmaların 91. dakikasında Teddy Sheringham, 93. dakikasında ise Ole Gunnar Solskjaer ile bulduğu gollerle kupaya uzanması unutulması güç geri dönüşler arasında yer almaktadır.


Ancak dünyanın hemen hemen her liginde olduğu üzere Premier Lig'de de şampiyonluğa oynayan kulüplere hakemlerin biraz daha toleranslı yaklaştığı gerçeğini inkar edemeyiz. Bu doğrultuda uzatmaların yalnızca Alex Ferguson yönetimindeki Manchester United'ın kurtarıcısı değil, birçok büyük kulübün uzatma dakikalarında puan yahut puanları kaptığını da kabul etmemiz gerek. Buna en çarpıcı örnek olarak, Roberto Mancini yönetimindeki Manchester City'nin ligin son maçında Queens Park Rangers karşısında 5 dakika gösterilen uzatmaların 92. dakikasında Edin Dzeko'nun kafa vuruşuyla skoru 2-2'ye getirip, 94. dakikada Sergio Agüero ile hem maçı hem de Premier Lig Şampiyonluğu'nu kazanmasını gösterebiliriz.
Ayrıca ağırlıklı olarak mesleği bırakmış olan birçok hakemin 'Fergie Time' iddiasını çürütürcesine oyun kuralları ve duraksamaların gerektiği şekilde uzatma dakikalarını ilave ettiğini ifade ettiğini belirtelim. Tüm bunlara bir de komik bir dip not düşmek gerekirse, Sir Alex Ferguson'un saatine bakarken aslında gerçekten kaç dakika kaldığına hiç aldırış etmediği, bunu stratejik bir hamle olarak yaptığını itiraf ettiğini yazmak isterim.

Artık Ferguson Yok, 'Fergie Time' Yok, Uzatma Dakikalarında ise Umut Yok!    


     Manchester United'ın Sir Alex Ferguson sonrası son birkaç senedir fazlasıyla bocaladığı gerçeği ortada. Bu sezon takımı çalıştıran Jose Mourinho da istenilen çıkışı sağlayamadı ve kulübün yakın zamana dek estirdiği o fırtınadan hala eser yok. Manchester United'ın skor olarak önde olmadığı maçlarda hala yeterince fazla uzatma dakikası verilmesine rağmen artık o 'Fergie Time' diye iddia edilen büyülü dakikalardan bahsetmek mümkün değil. Öyle ki bu hafta sonu kendi saha ve seyircisi önünde Bournemouth ile 1-1 berabere kalan Manchester United, maça 5 dakika uzatma ilave edilmesine rağmen maçı çevirmesini beceremedi.

     5 dakika gösterilen uzatmalarda Paul Pogba ile 2 net gol pozisyonundan yararlanamayan Manchester United'ta benim gözlemlediğim en büyük problem, eskiden uzatmalar 3 dakika bile gösterilse " 'Fergie Time' başladı, hadi arkadaşlar biz bu maçı çeviririz. " diye şaha kalkan umutların yeşeremez hale bürünmesi. Manchester United bahsettiğimiz son Bournemouth maçı da dahil olmak üzere zaten birçok maç sahada yeterli gol pozisyonlarını yakalıyor ancak eskiye nazaran tek fark, atamadıkları sürece hem bencilleşen hem de savruklaşan bir oyun anlayışına giriliyor.

     Başta Zlatan Ibrahimovic olmak üzere Paul Pogba ve birkaç hücum oyuncusu maçın başından başlayarak, özellikle gole ihtiyaç duyulmaya başlanan son dakikalarda artmak üzere kurtarıcı rolünü üstlenmek için birbirleriyle yarışıyorlar ve o aranılan golü kendi başlarına atabilmek adına birçok pozisyonu cömertçe harcıyorlar kanısındayım.

     Geçtiğimiz hafta Manchester United'ın başında kazandığı İngiltere Lig Kupası ile teknik adamlık kariyerindeki 19. büyük kupasını kazanmış olan Jose Mourinho, tüm bu kupalara ve özgüvenine rağmen saha içini çok iyi kontrol edemiyor gibi gözüküyor. Aktif futbol hayatına devam eden golcüler arasında en iyi 5 içinde gösterilen Zlatan Ibrahimovic, 21 yaş altındaki bir oyuncuya tarih boyunca ödenmiş olan en yüksek bonservis bedeliyle kadroya katılan Anthony Martial, yeryüzünün en pahalı transferi ünvanına sahip Paul Pogba ve hatta geçen sezonki müthiş çıkışına, genç yaşına rağmen birçok pozisyonu çok fazla zorlayan Marcus Rahford gibi isimlerin saha içerisinde fazla bencil davrandıklarına şahit oluyoruz. Bu bencillik bazen olur olmaz yerlerden atılan şutlar, ezbere verilen paslar yahut olmayacak çalım denemeleri ile müsait pozisyondaki takım arkadaşına atılmayan paslar gibi savruk bir oyun anlayışına da dönüşebiliyor.
Saydığım bu isimlerin her birinin ayrı birer yıldız oyuncu kategorisinde olduğunu, bu şekilde tercih haklarının fazlasıyla doğal olduğunu mırıldananlara, yıldız oyuncu statüsünde olmasının takım oyunu anlayışının önüne geçmeye başladığında, Sir Alex Fergıson tarafından atılan kramponun kaşını açtığı David Beckham örneğini hatırlatmak isterim. :)

6 Mart 2017 Pazartesi

West Ham v Chelsea Derbisi Öncesi Londra'dan Bilgiler


Londra Temsilcileri Kılıçları Çekti Bekliyor!

Bu gece Londra Derbisi'nde West Ham lider Chelsea'yi konuk ediyor.

Premier Lig'de 27. haftanın kapanış maçında bu gece saat 23:00'te 2 Londra temsilcisi karşı karşıya gelecek. Maç her ne kadar West Ham'ın kendi sahasında oynanacak olsa da, kulübün 112 senedir maçlarına ev sahipliği yapan Boleyn Ground / Upton Park'tan 2012 Olimpiyat Oyunları için yapılan Londra Stadı'na geçişinde bir hayli bocaladığını belirtelim. Yeni stadında ilk sezonunu geçiren West Ham bu sezon Premier Lig'de kendi sahasında ilk kez üst üste 2 lig maçını kazandığında takvimler 17 Aralık'ı gösteriyordu.

Premier Lig'de bu sezon fırtına gibi esen Chelsea, sene içerisinde West Ham'ın yeni stadına konuk olmuştu ve mükemmel bir seyir zevki olan Lig Kupası maçında rakibine 2-1'lik sonuçla boyun eğerek kupaya veda etmişti.
Ancak aynı Chelsea Premier Lig'de bu sezon oynadıkları ilk maçta kendi saha ve seyircisi önünde oldukça tartışmalı hakem kararları sonrası West Ham'ı 2-1 yenmesini bildi. Seyirci demişken, söz konusu maçta Diego Costa'nın 89. dakikada ceza sahası dışından gerçekleştirdiği vuruş sonrası gelen gol, sezonun ilerleyen haftalarında sıkça rastlayacağımız Antonio Conte'nin tribünlerle fiziksel olarak buluşacağı gol sevinçlerinin de perdesini aralamış oldu.

Günümüze, bu gece oynanacak maça dönecek olursak, konuk Chelsea'nin 1 maç eksiğine rağmen en yakın rakibinin 7 puan üzerinde olduğunu hatırlatmakta fayda var. Ancak Chelsea'nin Premier Lig'de oynadığı son 2 deplasmanda Liverpool ve Burnley ile 1-1 berabere kalmış olması West Ham'ın cesaretini arttırdığı gibi, başta en yakın takipçisi Tottenham Hotspur olmak üzere şampiyonluk yarışındaki rakiplerinin de tüm dikkatlerini bu maça çevirmesine sebep oluyor.

Sakat ve cezalı oyuncular kimler?

Slaven Bilic yönetimindeki West Ham cephesinde pivot santrafor Andy Carroll bu sezon yine sakatlıklarla boğuşuyor ancak oynadığında da sahada iz bırakabiliyor ve bu gece 11'de başlaması bekleniyor.
Kale haricinde her pozisyonda oynayabilen ve orta sahanın sağına geçtiğinde oldukça başarılı imza atan, ligde 8 golü, 3 de gol pası bulunan Michail Antonio ise kırmızı kart cezalısı olduğundan takımını yalnız bırakacak.

Ev sahibi ekipte son aylarda stoper bölgesindeki yerini garantilemiş olan İtalyan savunma oyuncusu Angelo Ognonna da sakat olduğu için bu gece kadroda yer almayan bir diğer önemli isim olduğunu belirtelim.

Konuk Chelsea cephesinde ise top cambazı Eden Hazard'ın ufak bir sakatlığı söz konusu ancak maç saatine dek sıkıntının giderileceği ifade ediliyor.

West Ham Muhtemel Diziliş ve 11'i :
Randolph
Kouyate - Fonte - Reid - Cresswell
Noble - Obiang - Feghouli - Snodgrass - Lanzini
Carroll (Ayew)

Chelsea Muhtemel Diziliş ve 11'i :
Courtois
Azpilicueta - Luiz - Cahill
Moses - Kante - Fabregas (Matic) - Alonso
Pedro (Willian) - Costa - Hazard

Bizleri nasıl bir maç bekliyor?

West Ham'ın rakibine karşı ligde pek şansı tutmuyor. Premier Lig'de Chelsea'yi konuk ettikleri son 10 iç saha maçında yalnızca 2 galibiyet alabildiler ve bu 10 iç saha maçında tam 7 kez sahadan mağlup ayrıldılar.
Premier Lig'de her 2 ekip arasında oynanan son 21 maçta ise Chelsea 15 kez galip gelirken, West Ham ise bu 21 maçta yalnızca 2 kez sahadan 3 puan ile ayrıldı.

Ancak Chelsea bu sezon kendi şehri olan Londra'da rakip sahada oynadığı 3 Premier Lig maçında Arsenal ve Tottenham'a yenilirken, Crystal Palace karşısında ise galip geldi. Bu 3 maça bir de kupada misafir olduğu West Ham maçını da ekleyecek olursak, bu sezon Londra'da konuk olarak çıktığı 4 maçın 3'ünde yenildiklerini görüyoruz.

Bu tablo West Ham lehine gözükse de, ev sahibi West Ham'ın ise bu sezon Premier Lig'de altığı 9 galibiyetin 9'unu da ligde ilk 10 sıralamasında yer almayan ekiplere karşı aldığını da vurgulamakta fayda var.

Toparlamak gerekirse, bizleri bu gece yine bol pozisyonlu bir maçın beklediğini düşünmekle beraber, Lig Kupası maçında çıkan tribün olaylarının tekrarlanmamasını temenni ediyorum ve bu maçta West Ham'ın da reaksiyon verebileceğinden yola çıkarak sizlere 3 ve üzeri gol bahsini önermek istiyorum.

West Ham v Chelsea maçı ne zaman?

West Ham v Chelsea maçı 6 Mart 2017 Pazartesi günü saat 23:00'te oynanacak.

West Ham v Chelsea maçı hangi kanalda?

West Ham v Chelsea maçı 6 Mart 2017 Pazartesi günü saat 23:00'te Digiturk kanal 79, D-Smart kanal 78 ve TurkcellTv Kanal 1'de canlı yayınlanacak.