29 Mayıs 2012 Salı
İstatistiklere Göre YILIN EN İYİ 11'İ - Orta Saha Oyuncuları
Premier Lig'de ki orta sahanın ortasında oynayan oyuncular arasında bu sezon en fazla gol atan isim, 11 golle Chelsea'nin ikinci kaptanı Frank Lampard olurken, Liverpool'un kaptanı Steven Gerrard ise her 35 dakikada bir gol pozisyonu üreterekten bu alanda birinci oldu.
Arsenal'ın her geçen sene kendini geliştiren ön liberosu Alex Song ise 11 gol pasıyla bu alanda zirvede yer almakta.
4 büyükten 3'ünün orta saha oyuncuları farklı kulvarlarda istatistiksel veriler bazında birinci olur da, diğer büyük Manchester United'ın orta sahasından kimse zirvede yer almaz mı? Sezon ortasında yeşil sahalara geri dönen kızıl prens lakaplı Paul Scholes, %93.06 başarılı pas yüzdesiyle bu kulvarda rakiplerini geride bıraktı.
Tottenham'dan Scott Parker ile Chelsea'den Ramires her 23 dakikada bir rakip oyunculara müdahalede bulunurken, Scott Parker her 28 dakikda bir rakip hücumları kesmesini bildi.
Everton'dan Marouane Fellaini ise rakip oyuncularla giriştiği mücadelelerin %84.85'ini kazanmasını bildi. Aynı Fellaini kendi sahasında 15 dakikada bir top kaparken, rakip sahada ise Tottenhamlı Luka Modric, 179 dakikada bir top kaparak bu alanlarda zirvede yer alan isim oldular.
%50 - %50 yani topun hem hücum oyuncusu hem de defans oyuncusuna eşit mesafede olduğu, pozisyon öncesi, her 2 oyuncunun da topa sahip olma olasılıklarının eşit olduğu pozisyonlar itibariyle Manchester United'tan Michael Carrick %68 topa sahip olma ile bu alanda lider pozisyonda yer alıyor.
Newcastle'dan Johan Cabaye her 315 dakikada bir golle sonuçlanmayan tam 9 net pozisyonun yaratıcısı olaraktan bu alanda zirveye çıkıyor.
Orta sahaya dair tüm istatistiksel veriler toplandığında ise Newcastle'dan Johan Cabaye ile Manchester City'den Yaya Toure'nin puanları diğer orta sahanın ortasında oynayan oyuncuları geride bırakıyor.
Kanat oyuncuları yahut kanatlara kaçarak oyun içerisinde rol üstlenen oyunculara bakacak olursak, Manchester City'den Samir Nasri %85.67 başarılı pas yüzdesiyle dikkat çekerken, Tottenham Hotspur'dan Aaron Lennon her 132 dakikada bir golle sonuçlanmasa da, net gol pozisyonu üretti. Bir diğer Tottenham Hotspur oyuncusu Gareth Bale ise golle sonuçlanmayan ancak net gol pozisyonu olan 15 pozisyonun yaratıcısı konumunda.
Norwich City'den Anthony Pilkington %34 oranında başarılı orta atarken, Chelsea'den Juan Mata her 25 dakikada bir gol pozisyonu üretti. Fulham'dan Clint Dempsey ise 195 dakikada bir gol atarak, bir orta saha oyuncusu olaraktan 17 gol atma başarısı gösterdi.
Manchester City'nin mart ayından sonra ciddi bir performans düşüklüğü yaşamasına rağmen, İspanyol yıldız David Silva 15 gol pasına imzasını atarak, asist kralı oldu.
Tüm bu veriler toplanınca kanatlara yayılan orta saha oyuncuları arasında David Silva ve Aaron Lennon istatiksel veriler arasında zirvede yer aldılar.
25 Mayıs 2012 Cuma
İstatistiklere Göre YILIN EN İYİ 11'İ - Defans Bloğu
Sezon içerisinde gerek Profesyonel Futbolcular Birliği olsun gerek
Futbol Federasyonu yahut Futbol Yazarları Derneği olsun, birçok
organizasyon sezonun en iyi 11'lerini belirledi, ödüllendirdi. Ancak futbolda
önemli bir yer tutan istatistiki verilere dayanaraktan oluşan 11'lerde
birtakım değişik isimler mevcut. Hatta birçok da süpriz isim mevcut açıkçası.
Ben de sizler için Premier Lig'de 2011-2012 futbol sezonunda, her biri kendi pozisyonunda, farklı kriterler göz önünde bulundurularak en yüksek verimi sağlayan 11'i yazmaya karar verdim.
Bu istatistiki veriler elde edilirken, her pozisyonun kendine has özellikleri, örneğin en iyi stoper belirlenirken, mevkisi stoper olan oyuncuların rakibe müdahalesi, bu müdahalelerdeki başarı oranı, aldığı hava topları, engel olduğu gol pozisyonları gibi kıstaslar baz alınıp, bunlar yüzdeye vurulmuştur.
YILIN EN İYİ KALECİSİ | Joe Hart |
Şampiyon Manchester City'nin başarılı file bekçisi Joe Hart, bu sezon birçok maçta kalesinde onlarca dakika pozisyon görmedi. Bu doğrultuda düz mantık düşünecek olursak, maç temposundan uzaklaşıp, soğuması gerekirken, dakikalar sonra yaşanan herhangi bir tehlikede maça olan konsantrasyonu en üst seviyede başarılı kurtarışlara imza attı.
Premier Lig'de 38 maçta 27 gol yerken, maç başına 0.27 gol ortalaması ile istatistiki veriler bazında en başarılı file bekçisi oldu.
Joe Hart aynı zamanda 16 maç kalesini gole kapamasını başarırken, onu en çok zorlayan rakibi ise bu sezon kalesine atılan penaltıların %66.66'sını kurtaran, birçok hava topu ve bire birlerde son derece başarılı istatistiklere sahip olan Swansea City kalecisi Michel Vorm oldu.
YILIN EN İYİ SOL BEKİ | Maynor Figueroa |
Wigan Athletic'in sol beki Maynor Figueroa, sol bek pozisyonunda Patrice Evra, Gael Clichy ve Leighton Baines gibi isimleri geride bırakarak, süpriz bir şekilde istatistiksel verilerin en iyisi oldu.
Liverpool'un sol beki Jose Enrique, bu sezon rakip hücumculara karşı bulunduğu müdahalelerde %81.16 başarı sağlayaraktan, topa sahip oldu. Chelsea'den Ashley Cole ise %85.49 isabetli pas yüzdesiyle oynarken, Everton'ın sol beki Leighton Baines ise her 44 dakikada bir gol pozisyonu üretme başarısı gösterdi.
Maynor Figueroa ise tam 93 kez rakibin topla buluşmasına engel olup, her 31 dakikada bir rakip oyunculara müdahalede bulunurken, ofansif anlamda rakipleri kadar üretken olmasa da, fazla top kaybetmeyerek istatistiki verilerin toplamında en üst sırada yer aldı.
YILIN EN İYİ STOPERLERİ | Laurent Koscielny v Martin Skertel |
İngiltere Profesyonel Futbolcular Birliği bu mevkiye dair ödülleri Vincent Kompany ve Fabricio Coloccini'ye vermesine rağmen istatistiki veriler baz alındığında bu sezonun en iyi 2 stoperi olarak Arsenal'dan Laurent Koscielny ile Liverpool'dan Martin Skertel öne çıkıyor.
Premier Lig'de bu sezon en başarılı müdahaleler %90.70'lik oranla Manchester City'den Joleon Lescott'a ait ancak Laurent Koscielny her 34 dakikada bir başarılı müdahalede bulunaraktan ve 91 kez rakip hücumları kesen isim olarak dikkat çekti. Martin Skertel ise özellikle hava toplarında gösterdiği %80'lik başarılı müdahale oranıyla zirveye tırmandı. Defanstan top dağıtımlarda %91.07 başarılı pas yüzdesi ile Chelsea'den John Terry zirveye çıkarken, defansa dair tüm artı ve eksiler toplandığında zirve Koscielny v Skertel ikilisine ait oluyor.
YILIN EN İYİ SAĞ BEKİ | Branislav Ivanovic |
%50 - %50 yani topun hem hücum oyuncusu hem de defans oyuncusuna eşit mesafede olduğu, pozisyon öncesi her 2 oyuncunun da topa sahip olma olasılıklarının eşit olduğu pozisyonlar itibariyle Branislav Ivanovic'in diğer sağ beklere oranla büyük üstünlüğü göze çarpıyor. Ivanovic bu tür pozisyonlarda yerdeyken %68'lik, hava toplarında ise %77'lik yüzdeyle, Premier Lig sağ bekleri arasında en çok top kapan oyuncu konumunda.
Aynı Ivanovic sağ bekten yaptığı bindirmelerde, % 83.44 isabetli pas yüzdesi ve %30 isabetli orta yüzdesiyle de zirvede yer almakta.
Arsenal'ın sağ beki Bacary Sagna %85.37 başarılı müdahale yüzdesi, Manchester City'den Pablo Zabaleta 22 dakika bir müdahalede bulunup, her 77 dakikada bir gol pozisyonu yaratarak, Swansea City'den Angel Rangel ise 95 kez top kesme ile dikkat çeken isimler.

***
İstatistiki verilerden yola çıkarak belirlenen bu en iyi defans bloğunu topluca görmek gerekirse, karşımıza alttaki gibi bir görüntü çıkıyor. ( Bir sonraki yazımda orta saha hattına değineceğim. )

Ben de sizler için Premier Lig'de 2011-2012 futbol sezonunda, her biri kendi pozisyonunda, farklı kriterler göz önünde bulundurularak en yüksek verimi sağlayan 11'i yazmaya karar verdim.
Bu istatistiki veriler elde edilirken, her pozisyonun kendine has özellikleri, örneğin en iyi stoper belirlenirken, mevkisi stoper olan oyuncuların rakibe müdahalesi, bu müdahalelerdeki başarı oranı, aldığı hava topları, engel olduğu gol pozisyonları gibi kıstaslar baz alınıp, bunlar yüzdeye vurulmuştur.
YILIN EN İYİ KALECİSİ | Joe Hart |
Şampiyon Manchester City'nin başarılı file bekçisi Joe Hart, bu sezon birçok maçta kalesinde onlarca dakika pozisyon görmedi. Bu doğrultuda düz mantık düşünecek olursak, maç temposundan uzaklaşıp, soğuması gerekirken, dakikalar sonra yaşanan herhangi bir tehlikede maça olan konsantrasyonu en üst seviyede başarılı kurtarışlara imza attı.Premier Lig'de 38 maçta 27 gol yerken, maç başına 0.27 gol ortalaması ile istatistiki veriler bazında en başarılı file bekçisi oldu.
Joe Hart aynı zamanda 16 maç kalesini gole kapamasını başarırken, onu en çok zorlayan rakibi ise bu sezon kalesine atılan penaltıların %66.66'sını kurtaran, birçok hava topu ve bire birlerde son derece başarılı istatistiklere sahip olan Swansea City kalecisi Michel Vorm oldu.
YILIN EN İYİ SOL BEKİ | Maynor Figueroa |
Wigan Athletic'in sol beki Maynor Figueroa, sol bek pozisyonunda Patrice Evra, Gael Clichy ve Leighton Baines gibi isimleri geride bırakarak, süpriz bir şekilde istatistiksel verilerin en iyisi oldu.
Liverpool'un sol beki Jose Enrique, bu sezon rakip hücumculara karşı bulunduğu müdahalelerde %81.16 başarı sağlayaraktan, topa sahip oldu. Chelsea'den Ashley Cole ise %85.49 isabetli pas yüzdesiyle oynarken, Everton'ın sol beki Leighton Baines ise her 44 dakikada bir gol pozisyonu üretme başarısı gösterdi.Maynor Figueroa ise tam 93 kez rakibin topla buluşmasına engel olup, her 31 dakikada bir rakip oyunculara müdahalede bulunurken, ofansif anlamda rakipleri kadar üretken olmasa da, fazla top kaybetmeyerek istatistiki verilerin toplamında en üst sırada yer aldı.
YILIN EN İYİ STOPERLERİ | Laurent Koscielny v Martin Skertel |
İngiltere Profesyonel Futbolcular Birliği bu mevkiye dair ödülleri Vincent Kompany ve Fabricio Coloccini'ye vermesine rağmen istatistiki veriler baz alındığında bu sezonun en iyi 2 stoperi olarak Arsenal'dan Laurent Koscielny ile Liverpool'dan Martin Skertel öne çıkıyor.
Premier Lig'de bu sezon en başarılı müdahaleler %90.70'lik oranla Manchester City'den Joleon Lescott'a ait ancak Laurent Koscielny her 34 dakikada bir başarılı müdahalede bulunaraktan ve 91 kez rakip hücumları kesen isim olarak dikkat çekti. Martin Skertel ise özellikle hava toplarında gösterdiği %80'lik başarılı müdahale oranıyla zirveye tırmandı. Defanstan top dağıtımlarda %91.07 başarılı pas yüzdesi ile Chelsea'den John Terry zirveye çıkarken, defansa dair tüm artı ve eksiler toplandığında zirve Koscielny v Skertel ikilisine ait oluyor. YILIN EN İYİ SAĞ BEKİ | Branislav Ivanovic |
%50 - %50 yani topun hem hücum oyuncusu hem de defans oyuncusuna eşit mesafede olduğu, pozisyon öncesi her 2 oyuncunun da topa sahip olma olasılıklarının eşit olduğu pozisyonlar itibariyle Branislav Ivanovic'in diğer sağ beklere oranla büyük üstünlüğü göze çarpıyor. Ivanovic bu tür pozisyonlarda yerdeyken %68'lik, hava toplarında ise %77'lik yüzdeyle, Premier Lig sağ bekleri arasında en çok top kapan oyuncu konumunda.
Aynı Ivanovic sağ bekten yaptığı bindirmelerde, % 83.44 isabetli pas yüzdesi ve %30 isabetli orta yüzdesiyle de zirvede yer almakta.
Arsenal'ın sağ beki Bacary Sagna %85.37 başarılı müdahale yüzdesi, Manchester City'den Pablo Zabaleta 22 dakika bir müdahalede bulunup, her 77 dakikada bir gol pozisyonu yaratarak, Swansea City'den Angel Rangel ise 95 kez top kesme ile dikkat çeken isimler.

***
İstatistiki verilerden yola çıkarak belirlenen bu en iyi defans bloğunu topluca görmek gerekirse, karşımıza alttaki gibi bir görüntü çıkıyor. ( Bir sonraki yazımda orta saha hattına değineceğim. )

19 Mayıs 2012 Cumartesi
20. YAŞINDA PREMIER LİG ÖDÜLLERİ
Aşağıdaki ödüller, 20. yaşını kutlayan Premier Lig'in, şu ana dek oynanmış olan 20 sezonunu da kapsayan bir ödüllendirmedir.
En İyi Oyuncu
Ryan Giggs
En İyi Menajer
Sir Alex Ferguson
En İyi Takım
Arsenal 2003-2004
En İyi Sezon
2011-2012
En Unutulmaz Demeç
Dönemin Newcastle United menajeri Kevin Keeagan : " I will love it if we beat them! Love it! "
( 1995-1996 sezonunda Manchester United ile Newcastle United şampiyonluk için kıran kırana çekişiyorlardı ve bu sözlerin hedefindeki isim doğal olarak Sir Alex Ferguson idi. )
En İyi Gol
Wayne Rooney ( 2011 - Manchester City maçı )
En İyi Maç
Manchester United v Manchester City ( 4-3 / 2009 Eylül )
En İyi Kurtarış
Craig Gordon ( Sunderland v Bolton Wanderers / Aralık 2010 )
En İyi Gol Sevinci
Eric Cantona ( Manchester United v Sunderland / Aralık 1996 )
Premier Lig Gol Kralı
Alan Shearer ( 260 Gol )
Gol Yemeden En Çok Maç Tamamlayan Kaleci
David James ( 173 Maç )
20 Yılın En İyi 11'i :
Peter Schmeichel
Gary Neville v Tony Adams v Nemanja Vidic v Ashley Cole
Cristiano Ronaldo v Paul Scholes v Steven Gerrard v Ryan Giggs
Thierry Henry v Alan Shearer
***
Son olarak sizinle bizzat benim oyumla sahibini bulan bir ödülü paylaşmak isterim. Futbol kimi zaman sevindirirken, an gelir fazlasıyla üzebilir insanı. Ben tüm sıkıntı, stres ve üzüntü dolu anları unutup, 20. senesini dolduran bu ligi tam 18 senedir takip eden bir Premier Lig tutkunu olaraktan, geçtiğimiz 18 senede bana en hoş tebessümü yaratan anı sizlerle paylaşmak isterim.
20 Yılın En Güldüren Anı
Stoke City v Arsenal ( 2011 - 2012 / Mızmızlığı ve tabiri caiz ise ağlak tavırları ile bilinen Arsene Wenger'in, Stoke City taraftarları tarafından ti'ye alındığı saniyeler. )
18 Mayıs 2012 Cuma
Premier Lig'de Kapanışın Ardından Neler Oldu?
Premier Lig, uzun yıllar akıllardan silinmeyecek bir sonla 20. yılını geride bırakırken, hareketli günlere sahne oluyor.
İlk olarak, zirveye damgasını vurmuş olan Manchester kentiyle başlayalım. Kentin mavi tarafı City’de, problem çocuklar Carlos Tevez ve Mario Balotelli gündemi oluşturdular. Tevez şampiyonluk kutlamalarında havaya kaldırdığı ve üzerinde " R.I.P. Fergie " ( Alex Ferguson'a ithafen, huzur içinde uyu anlamına geliyor. ) yazan kartonla kutlamaların en çok konuşulan ismi oldu. Manchester City kulübü bu hareket nedeniyle Sir Alex Ferguson’dan özür dilerken, Tevez kendi adına özür dilemeyeceğini söyledi.
Bir diğer problem çocuk olan Balotelli ise önümüzdeki sezon takımda kalıp kalmayacağı ile ilgili olaraktan gündemi meşgul ediyor. Menajer Roberto Mancini, Balotelli’nin kesin olarak kalacağı yönünde yaptığı açıklamalarla konuya noktayı koydu. Ancak şu da var ki, söz konusu Balotelli olduğu için önümüzdeki günlerde bu açıklamanın geçerliliği kalmayadabilir.
Şehrin kırmızı tarafı United ise, Ryan Giggs ve Sir Alex Ferguson’un kazandığı ödüllerle gündem konusu oldu. Premier Lig’in ilk 20 yılını kapsayan ödüllerde " En İyi Futbolcu Ödülü " Giggs’e verilirken, " En İyi Menajer Ödülü " ise Ferguson’un oldu. Bu ödüllerin dışında Paul Scholes ve Michael Owen’la ilgili haberler var. Geçtiğimiz yaz futbolu bıraktıktan sonra sezon ortasında takıma dönen Scholes’un, bir sezon daha United forması altında futbola devam edeceği açıklandı. ' kızıl prens ' lakaplı Scholes’u bir sezon daha izleyebilecek olmak, Premier Lig takipçileri için sevindirici bir haber. Bu sezon sakatlığı nedeniyle sadece 1 Premier Lig maçında forma giyebilen Michael Owen’a ise yeni sözleşme önerilmeyeceği açıklandı.
Merseyside’ın kırmızı tarafı Liverpool, Manchester takımlarından sonra gündemi en çok meşgul eden kent oldu. Liverpool kulübünün efsanelerinden olan ve geçtiğimiz 1.5 sezon takımın menajerliğini yapan Kenny Dalglish’in görevine son verildi. Dalglish yaptığı transferler nedeniyle sezon boyunca eleştirilmişti ve bu eleştirilerin de haklı olduğunu söyleyebilirim. Toplamda yaklaşık 70 milyon İngiliz Sterlini'ne transfer edilen Andy Carroll, Stewart Downing ve Jordan Henderson üçlüsü sezon boyunca çok az katkı verdiler. İstatistiksel olarak baktığımızda da, üç oyuncu ligi toplamda 6 gol ve 3 asistle tamamladı. Dalglish’le beraber Liverpool’un Carling Kupası’nı kazanmasına rağmen, ligi Everton’ın da altında sekizinci sırada bitirmesi ise bu ayrılığın en büyük nedenlerinden oldu. Kulübün sahipleri, Dalglish’in görevine son vererek üzerlerine büyük bir baskı almış oldular. Çünkü Dalglish’in kulüpteki kredisi çok yüksekti ve başarısız sonuçlarda dahi taraftarın çok büyük tepkisini çekmiyordu. Ama bu noktadan itibaren olası tüm başarısız sonuçlarda eleştiri okları kulüp yönetiminin üzerinde olacak. Dalglish’in yerine adı geçen adaylar ise Roberto Martinez, Rafael Benitez ve Andre Villas-Boas.
Adanın en önemli gündem maddelerinden birini de Robin van Persie’nin Arsenal’de kalıp kalmayacağı oluşturuyor. Ada’daki haberlere göre, geride kalan sezonda 30 golle gol kralı olan van Persie’yle iki Manchester kulübünün de ilgilendiği yazıyor. Arsenal’le ilgili bir diğer önemli haber ise Jack Wilshere’den geldi. Geride kalan sezonda sakatlığı nedeniyle forma giyemeyen Wilshere, yine ufak bir operasyon geçirecek. Ama bu operasyonun geri dönüş tarihini uzatmayacağı söylendi.
Londra ekiplerinden Chelsea’de, Gary Cahill ve David Luiz’in Şampiyonlar Ligi finali öncesi antrenmanlara başlaması moralleri yerine getirdi. Çünkü cezalı olan John Terry ve Branislav Ivanovic’in yokluğunda bu iki ismin de sakat olması, takımda asıl mevkisi stoper olan bir oyuncunun kalmaması demek oluyordu.
Bir diğer Londra ekibi Fulham'dan, sezon ortasında Real Madrid’den kiralanan Mahamadou Diarra’nın sözleşmesindeki 1 yıllık opsiyonun kullanıldığı ve Diarra’nın önümüzdeki sezon da Fulham forması giyeceği haberi geldi.
Diğer Londra temsilcisi Queens Park Rangers'da Joey Barton ve Jamie Mackie ile ilgili haberler var. Barton’ın son Manchester City maçındaki hareketlerinden dolayı 10 maçlık bir ceza alması gündemde. Jamie Mackie ise sözleşmesini 1 yıl uzattı. Sezon boyunca çoğunlukla yedekten gelerek takımına önemli katkılar sağlayan Mackie, bu anlaşmayla sözleşmesini 2015 yazına uzatmış oldu.
Birmingham şehrine geçecek olursak, Aston Villa’da sezon boyunca taraftarların yoğun eleştirisine maruz kalan menajer Alex McLeish’in görevine son verildi. McLeish, takıma en kötü Premier Lig sezonlarından birini yaşattı ve Birmingham ekibi, ligi düşme hattının sadece 2 puan üstünde tamamlayabildi. McLeish’in yerine adı geçen en güçlü aday ise Manchester United'ta oyuna sonradan girip attığı goller sayesinde dünyanın en iyi yedek oyuncusu olarak adlandırılan, ' bebek yüzlü katil ' lakaplı Ole Gunnar Solskjaer.
Son olarak, Wigan’ın orta saha oyuncusu James MacArthur’la 2016’ya kadar sözleşme yenilediğini ve Norwich’in Zak Whitbread ile Aaron Wilbraham’ı serbest bırakma kararı aldığını eklemek isterim.
Bu güzel derleme için değerli dostum Ömer Toprak'a teşekkürlerimi iletiyorum.
17 Mayıs 2012 Perşembe
Ve City ŞAMPİYON..!
Premier Lig'de 2011-2012 futbol sezonunu Manchester City gol averajıyla şampiyon olarak tamamlarken, Wolverhampton Wanderers ve Blackburn Rovers'tan sonra Bolton Wanderers ligden düşen üçüncü ve son takım oldu.
Şampiyon Manchester City'yi buradan tebrik ediyor ve yaz boyunca gerek Premier Lig'den tüm gelişmelerin gerekse ada futboluna dair önemli haberlerin blog sayfam üzerinden sizlerle buluşacağı haberini vermek istiyorum.
12 Mayıs 2012 Cumartesi
Premier Lig SON HAFTA Yayın Akışı
13 Mayıs Pazar
17:00 - West Bromwich Albion v Arsenal ( Lig Tv )
17:00 - Manchestere City v Queens Park Rangers ( LigTv 2 )
17:00 - Sunderland v Manchester United ( LigTv 3 )
17:00 - West Bromwich Albion v Arsenal ( Lig Tv )
17:00 - Manchestere City v Queens Park Rangers ( LigTv 2 )
17:00 - Sunderland v Manchester United ( LigTv 3 )
5 Mayıs 2012 Cumartesi
Federasyon Kupası Finali'ne Dair Herşey Burada! ( CHELSEA v LIVERPOOL )
Dünya futbolunun en eski ve en prestijli kupası olarak adlandırılan İngiltere Federasyon Kupası Finali ( FA Cup ) tarafsız saha olan Wembley'de oynanacak. Saat 19:15'te başlayacak olan bu dev mücadele, Ntvspor ekranlarından canlı yayınlanacak.
Maça dair teknik analizime Roberto di Matteo sonrası Chelsea işe başlamak istiyorum. Andre Villas-Boas'ın görevden alınması sonrası teknik heyetten gelen ve takımın başına geçici olarak İsviçre kökenli, İtalyan teknik adam Roberto di Matteo getirildi. Onun takımın çehresini bu denli değiştirebileceğini kimse tahmin etmiyordu desem doğru olur. Bu arada sizlere enteresan bir bilgi vermek isterim; Roberto di Matteo 1997'de Chelsea forması giyerken, yine bu stadta, Middlesbrough ile oynanan final maçında, başlama vuruşundan tam 47 saniye sonra gol atarak bir rekora imza atmıştı.
İtalyan teknik adam takıma herşeyden önce özgüven aşıladı. Evet belki bu çok klişe bir laf gibi geldi kulağınıza ancak tüm sezon ayakta durmaya mecali olmayan, 30 maça yakın golsüzlük orucu olan İspanyol El Nino yani Fernando Torres bile kanatlara gelerek mücadelenin içine girdi. Bununla da kalmadı, başta Şampiyonlar Ligi Finali'nde turu getiren gol olmak üzere, goller atmaya başladı.
Tüm sezon anlamsızca ortalıklarda dolaşan Raul Meireles ise hücuma daha yakın oynamaya başladı ve takıma inanılmaz bir katkı yaparken, Ramires de süpriz ileri çıkışlarını arttırınca takımın hücum gücü artmış oldu.
Tabii şu da var ki; Daniel Sturridge biraz daha ikinci plana atılırken, Salomon Kalou'nun yetersizliğine bir çözüm bulunamadı.
Maviler adına son olarak, Juan Mata çizgiye hapis bir oyundan kurtuldu ve oyun içerisinde çok daha fazla sorumluluk almaya başlayınca takımın hücumlarına yön vermeye başladı.
Liverpool cephesinde ise baştan sona felaket bir futbol sezonu geçtiği kanısındayım. Onların bu akşam galip gelip, sezonu 2 kupayla kapatabilme ihtimalleri bile bu görüşümde bir değişikliğe sebep olmayacaktır. Liverpool şehrinin kırmızıları sezon başında kendi sahasındaki maçlarda kapanan takımları açmakta zorlanırken, sezon ilerledikçe 2 top yapmakta bile zorlanır oldu.
Bence takımın tüm transfeleri sınıfta kaldı. Mesela sezon başı orta sahanın ortası sonrasında ise kanatlarda izlediğimiz 20 Milyon İngiliz Sterlini değerindeki Jordan Henderson ve çoğu maçta ters kanatta oynayan Stewart Downing tüm sezon boyunca ortalıkta yoklardı. Keza bir diğer pahalı transfer olan, 30 Milyon İngiliz Sterlini değerindeki Andy Carroll da bir önceki turda, Everton'a attığı gol hariç tüm sezon sahada dolaşıp durmakla kalmadı, akıl almaz golleri kaçıran isim oldu.
Sağ açıkta bolca koşan ve mücadele gücü oldukça yüksek olan Dirk Kuyt, bu sezon eski performasından çok uzaktı.
Kaleci Pepe Reina da dahil olmak üzere tüm savunma hattı, küme düşmemeye oynayan takımların savunma hatlarından farksız bir görüntü çizdi ve en önemlisi Kenny Daglish tüm bu olumsuz gelişmeleri sadece izlemekle yetindi.
Takımda ayakta durabilen 3 isim vardı. Bunlar emektar kaptan Steven Gerrard, bir diğer emektar isim olan ve takıma adeta ruhunu yansıtan Craig Bellamy ve sezon boyu birçok ceza alan ancak birçok kritik gole imzasını atan Luis Suarez idi.
Şimdi sizlere Chelsea - Liverpool mücadelesine dair bazı enteresan istatistikleri sunmak istiyorum.
* 105 yıldır süregelen Liverpool - Chelsea rekabetinde 162 resmi müsabaka oynandı. Bu maçlarda Liverpool'un 73, Chelsea'nin ise 56 galibiyeti bulunmakta.
* Liverpool'un bu sezon Carling Cup olarak adlandırılan Lig Kupası'nı kazandığını sizlere hatırlatmak isterim. Tabii bu maçı da penaltılarla ve futbol olarak ciddi anlamda sınıfta kalarak kazandılar, bunu da eklemekte fayda var.
Bu akşam da Federasyon Kupası'na uzanırlarsa, aynı sezonda bu 2 kupayı birden 2. kez kazanan ilk takım olacaklar. Daha önce 1992-1993 sezonunda Arsenal, 2000-2001 sezonunda yine Liverpool ve 2006-2007 sezonunda Chelsea bu başarıyı göstermişti.
* Federasyon Kupası'nda bu akşam oynanacak final maçı, Chelsea için 11. final olacak. Londra temsilcisi maviler kupaya 6 kez uzandılar. Bu 6 kupanın 3'ü son 6 sezonda geldi. Liverpool ise 14. kez finale yükselirken, kırmızılar bu kupayı 7 kez kazandılar.
Federasyon Kupası'nı kazanma sayısında, Manchester United 11 kez, Arsenal ise 10 kez kazanarak, bu alanda ilk 2 sırada yer almaktalar.
* Penaltı atışlarını saymazsak, Chelsea takımı Federasyon Kupası'nda son 33 maçında yalnızca 1 mağlubiyet tattı.
* Yukarıda bahsettiğimiz mağlubiyeti 1-0'lık sonuçla, 2008 mart ayında Barnsley'e karşı aldılar. Federasyon Kupası'nda bu maç harici son 39 maçtada gol atma başarısını gösteren maviler, bu 39 maçta tam 100 gole imza attılar.
* Federasyon Kupası'nda 2 takım daha önce 9 kez eşleştiler ve ilk kez finalde karşılaşacaklar.
* Bu 9 eşleşmede hiç beraberlik çıkmazken, Chelsea 5, Liverpool ise 4 kez sahadan galip ayrıldı.
* Bu 9 eşleşmede 3.8 gol ortalaması yakalandı.
* Chelsea'nin son 6 Federasyon Kupası Finali'nde 5 galibiyeti bulunurken, bu 6 maçın 4'ünde sahayı gol yemeden terketmesini bildi.
* Liverpool ise 1992'de Sunderland'i 2-0 ile geçtikleri final maçı hariç, son 8 Federasyon Kupası Finali'nde kalesinde mutlaka golü gördü.
* Liverpool son 5 Federasyon Kupası Final'inde 4 kez zafere ulaştı. Sonuncu zafer, bugün gibi hatırladığım, aşırı zevkli bir final olan, uzatmaların son dakikalarında futbolcuların koşmaya mecalleri kalmadığı için yerden kalkamadıkları ve penaltılarla Liverpool'un kazandığı West Ham United maçıydı.
* Liverpool son 4 karşılaşmada da Chelsea'ye karşı kazanmasını bildi. Bu 4 maçta rakibine tam 7 gol atarken, yalnızca 1 gol yedi.
* Sezon başında oynanan Community Shield Kupası'nı saymazsak, Wembley'de oynanan 7 maçta da Chelsea'nin efsane golcüsü Didier Drogba gol atmayı başardı.
* Liverpool'da ise yetenekli olduğu kadar, kendini yere atmasını pek bir seven Uruguaylı golcü Luis Suarez, takımıyla çıktığı 3 Federasyon Kupası maçında da gol atma başarısı kaydetti.
* Liverpool menajeri Kenny Daglish, bir önceki Liverpool döneminde bu kupayı 1968 ve 1989'da kazandı.
Sakat ve Cezalı Oyuncular
Chelsea'de John Terry'nin partneri olabilecek 2 stoper yine sakat durumdalar. ( David Luiz ve Gary Cahill )
Liverpool cephesinde ise kendi sahalarında tel tel dökülerek yenildikleri Fulham maçında dinlendirilen tecrübeli isimler, Steven Gerrard, Luis Suarez, Jose Reina, Craig Bellamy ve Daniel Agger'in 11'de başlaması bekleniyor.
Kırmızılarda sezon başında Lig Kupası'nda oynanan Chelsea maçında sakatlanan ancak oyuna ısrarla devam edince sakatlığı ağırlaşan ve sezonu kapatan ön libero Lucas Leiva ve sezonun inişli çıkışlı form grafiğine sahip orta saha oyuncusu Charlie Adam harici bir eksik bulunmamakta.
Takımların muhtemel 11'leri
Chelsea : Cech, Bosingwa, Ivanovic, Terry, Cole, Lampard, Ramires, Meireles, Mata, Drogba, Sturridge.
Chelsea : Cech, Bosingwa, Ivanovic, Terry, Cole, Lampard, Ramires, Meireles, Mata, Drogba, Sturridge.
Liverpool : Reina, Johnson, Skrtel, Agger, Enrique, Downing, Henderson, Gerrard, Spearing, Carroll, Suarez.
4 Mayıs 2012 Cuma
5-6-7 Mayıs YAYIN AKIŞI
5 Mayıs Cumartesi
14:45 - Arsenal v Norwich City ( LigTv 2 )
19:15 - Chelsea v Liverpool ( Ntvspor - Federasyon Kupası Finali )
6 Mayıs Pazar
18:00 - Manchester United v Swansea City ( Lig Tv 3 )
7 Mayıs Pazartesi
22:00 - Blackburn Rovers v Wigan Athletic ( Lig Tv 3 )
14:45 - Arsenal v Norwich City ( LigTv 2 )
19:15 - Chelsea v Liverpool ( Ntvspor - Federasyon Kupası Finali )
6 Mayıs Pazar
18:00 - Manchester United v Swansea City ( Lig Tv 3 )
7 Mayıs Pazartesi
22:00 - Blackburn Rovers v Wigan Athletic ( Lig Tv 3 )
3 Mayıs 2012 Perşembe
Hafta İçi Maçlarından İlginç İstatistikler Burada!
* Pazartesi akşamı şampiyonluk yarışında, sezonun en kritik maçı oynandı. Sir Alex Ferguson ile Roberto Mancini'nin günler öncesinden başlayan demeç savaşları ve maç içerisinde birbirleriyle fiziksel müdahaleye kadar varan gerginliğine sahne olan maçta, Manchester şehrinin mavileri gülen taraf oldu. Maç genelinde temposu düşük ve pozisyonsuz bir oyun vardı. Her 2 takım da bu maçın stresi altında ezilmiş gibiydi. Manchester City'nin bu sezon kendi sahasındaki 17. galibiyeti olurken, kendi sahasında ilk golü attığı 15 maçtan galibiyet çıkarmasını bildi.
City'nin 1-0'lık galibiyeti sonrası her 2 takımında puanı 83 oldu. İngiltere'de puanlar eşit olunca, takımların genel gol averajına bakıldığını ve City'nin averajının 8 puan da olduğunu belirtmek isterim. 1923-1924, 1949-1950, 1953-1953, 1964-1965 ve 1998-1989 sezonları, şampiyonu gol averajının belirlediği sezonlar olarak kayıtlarda yer alıyor.
* Manchester United 16 Mayıs 2009 tarihindeki Arsenal maçından bu yana ilk kez kaleye isabetli şut atamadan bir maçı tamamlamış oldu. Aynı United 1998'den bu yana oynadığı 27 pazartesi maçında ilk kez sahadan yenik ayrıldı.
* Hem City hem de United bu sezon ilk 15 dakikada gol yememe rekorunu bir maç daha geliştirdi.
* City kornerlerden 14 gol bularak, bu konuda Premier Lig'in en iyisi olmaya devam ediyor.
* City bu sezon United'a gol olup yağıyor desem abartmış olmam. Sezon başındaki Charity Shield Kupası'nda 2 gol, Federasyon Kupası'nda 2 gol, ligin ilk maçında 6 gol atmışlardı. Son maçtaki 1-0'lık galibiyetle, United'a karşı bu sezon 4 maçta 11 gol atmış oldular.
Ayrıca Premier Lig'de Chelsea ve Southampton'dan sonra United'a 2 lig maçında 7 gol atabilen 3. takım City oldu.
* Liverpool salı günü yine zavallı bir haldeydi. Hafta sonu Chelsea ile oynayacağı Federasyon Kupası maçını düşünerek bazı as oyuncularını dinlendirmiş olabilirler ancak onlar tam kadro çıktıkları birçok maçta da çoğu kez komik durumlara düşmüşlerdi. Takımın defansından, forvetine dek tüm hatları o kadar kötü oynuyorlarki, onların futbolunu yazarak futbol keyfinizi bozmayacağım.
Ayrıca Fulham Merseyside'a yani Liverpool ve Everton deplasmanlarına yaptığı 42. ziyaretinde ilk galibiyetini aldı.
* Stoke City'nin pivot santraforu Peter Crouch çok talihsiz bir pozisyonda kendi kalesine gol attı ve bu gol Premier Lig'in bu sezon 1000. golü olarak kayıtlara geçti.
* Çokça eleştirilmesi, ligde kötü bir durumda bulunmasına rağmen Chelsea her kulvarda sonuna dek yarışı sürdürdü. Newcastle'a dün akşam 2-0 yenildikleri maç onların bu sezonki 57. resmi maçı oldu.
* Newcastle'ı forvetleri sırtlamaya devam ediyor. Sezonun ilk yarısında Demba Ba adeta tek başına puanları toplarken, son haftalarda ise devre arası transferi Papiss Cisse bu görevi üstlendi. Kendisi dün akşam Chelsea'ye 2 gol atarken, özellikle 2. golü ne yapıp ne edip izlemenizi tavsiye ediyorum. Cisse ilk 12 Premier Lig maçında 13 gol atma başarısı gösterdi.
* Bu haftanın bir diğer güzel gollerinden olan Tottenham'lı Luka Modric'in füzesi, takımının deplasmanda 66 gün aradan sonra attığı ilk gol oldu.
* Tottenham 2009'da 5-1 galip geldiği Hull City maçından bu yana ilk kez bir deplasman maçında 4 ve üzeri gole ulaştı.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





