Blackburn menajeri Steve Kean üzerindeki tartışmalar birtürlü bitmez bilmezken ve ada futbolunda pek alışık olmadığımız şekilde, tribünlerin takımın başındaki menajer aleyhine bağırdığı bir maçta oldukça ilginç
sahneler izledik.
Arsenal oyuna gayet iyi başladı ve Gervinho'nun plasesinde, defansa da çarpan top gol oldu. Oyun Blackburn yarı sahasında oynanırken, beklenmedik bir anda ilk golün adeta kopyası bir pozisyonda bu kez Yakubu durumu 1-1'e taşıdı. Ancak Arsenal oyunda yine ağırlığını hissettirdi ve Arteta yeni takımını 2-1 öne geçiren golü kaydetti. Biraz daha oyalansa bu golü de atamayacaktı, bunu da belirtmekte fayda görüyorum. =)
Açıkçası ikinci yarıda Arsenal'ın şuursuzca ileri çıkan Blackburn karşısında farka koşacağını düşünüyordum. Tabii burada Blackburn'ün cidden oyun stili ve disiplinlerinin olmayışı idi beni bu düşünceye sürükleyen. Yoksa Clichy, Nasri, Fabregas gibi birçok yıldızını satmış, kolu kanadı kırık Arsenal'dan güzel futbol yahut uzun vadede kupalara dair fazla beklentim olmadığını sezon öncesi değerlendirme yazımda belirtmiştim.
Arsenal uzun vadeyi beklemeden, hemen ikinci 45 dakikada kendine geldi!!! Premier Lig'de oynadığı 5 müsabakada 12 gol yiyen defans hattıyla, ayakta durmaya mecali kalmamış Arshavin'iyle, kendine bile hayrı dokunması zor Arteta'sıyla ikinci yarıda tel tel dökülen bir Arsenal izledik. Blackburn ekibi de neredeyse hiç top oynamadı ancak şans ender rastlanacak türde onlardan yanaydı. Rakibinin kendi kalesine attığı iki golün yanı sıra bir de iki sezon aradan sonra ilk kez bir lig maçında iki gol atan Yakubu sayesinde üç puanı kaptılar. ( Gerçi ikinci golü bariz ofsayttı ama futbol sonuç oyunudur. )
Arsenal'ın kalesinde yalnızca 4 şut gördüğü ve maç sonu 4-2 yenildiği bu maça dair, gerek iki tane kendi kalelerine attığı gol gerekse ofsayttan yedikleri gol maçın kırılma anlarından sayılabilir. Ancak bence maçın gerçek kırılma anı, ilk yarının sonunda maç 2-1 Arsenal lehine devam ederken Gervinho'nun çalımlarla getirdiği topu bomboş pozisyonda olan formda golcü Van Persie'ye vermek yerine kendisinin kullanması ve maçı 3-1'e getirememiş olmasıydı.
Buradan çıkaracağımız sonuç ise Arsenal'ın maçları kazanmak için böyle kritik pozisyonları gole çevirmeye bel bağlaması yani artık büyük takım hüviyetinde olmamasıdır.